Blog

İskitler

     İskitler, Avrasya’nın medenî, kültürel ve askerî gelişmesine önemli katkı sağlayan en eski Avrasya halklarından biridir. İskitler, Orta Asya ve Sibirya kökenlidirler. M.Ö. VII. yüzyıla doğru Doğu Avrupa’da ve Ortadoğu’da görülmeye başlar. İskitlerin bu bölgelere gelmesiyle, atın binek hayvanı olarak kullanılmaya başlaması ve arkasından da tabii olarak birbirlerinden uzak olan bölgelerin idaresi ve kontrolünü…
Devamı

Suriye Selçukluları

Tacüddevle Tutuş (1079-1095) Haleb Melikleri Rıdvan (1095-1113) Alp Arslan el-Ahras (1113-1114) Sultanşah (1114-1117)    Suriye’yi fetheden ve 1078 yılından beri Büyük Selçuklu Devleti’nin Suriye meliki olan Tutuş (Sultan Alparslan’ın oğlu ve Sultan Melikşah’ın kardeşi), kendini sultan ilân ederek, yeğeni Sultan Berkyaruk’un üzerine yürümüş, Aralık 1094’te Bağdad’ı fethederek adına hutbe okutturmuş, fakat 1095’te Rey’de yeğenine yenilmişti.…
Devamı

Atatürk ve Türk Tarihi

Atatürk’ün hayatını tetkik ettiğimizde, O’nun, Türk milletini hemen hemen bütün yönleriyle çok iyi tanıdığını görürüz. Şöyle ki; Askeri mesleği icabı, rütbelerine göre, savaş meydanlarında vatanını ve milletini çeşitli yönleriyle yakından tanımıştır. Bunun yanısıra, küçük yaştan beri devamlı tarihi eserler okuması, onun Türk tarihi hakkında geniş bilgi edinmesine yardımcı olmuş, Türk milletini tanıdıkça, onun ne büyük…
Devamı

Atatürk Ve Milli Hakimiyet

     Bilindiği üzere Anadolu, tarihin her devrinde önemini muhafaza etmiştir. Doğu ile batı arasında daimi geçiş noktası olması stratejik bakımdan ehemmiyetli olan su ve ticaret yollarının burada bulunması, bölgenin önemini daha da artırmıştır.      Dünya üzerinde söz sahibi olmak isteyen devletler her devirde Anadolu’ya öncelikle hakim olmanın gerektiği şuuruna varmışlardır. Bu sebeple Anadolu…
Devamı

Atatürk Ve Cumhuriyet

Girmiş olduğu Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlup olarak çıkan Osmanlı İmparatorluğu sonuçta 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Müterakesi’ni imzalama durumuna gelmesi ile itilaf Devletleri’ne, büyük imparatorluğu kendi istedikleri şekilde ortadan kaldırma fırsatını vermişti. Adı geçen müterakeden istifade eden İtilaf Devletleri Atatürk’ün dediği gibi, “Türk ata yurdunave Türk’ün istiklaline tecavüz etmeye” başlamışlardır.            …
Devamı

Yüzellilikler

YÜZELLİLİKLER LİSTESİ Milli Mücadele’de yer almayan veya çekingen davranan kişilerden 150’si 7 Haziran 1924 tarihinde çıkartılan bir Bakanlar Kurulu kararı ile yurt dışına sürgün edilmiştir. VAHİDEDDİN’İN MAİYETİ Yaver-i Has Kiraz Hamdik Hademe-i Hassa Kumandanı ZekitHazine-i Hassa Müfettişlerinden Kayserili Şaban Ağaü Tütüncübaşı Şükrür Şerkarin Yaverk Yaverandan Erkan-ı Harp Miralay Tahire Seryaver Avnir Eski Hazine_i Hassa Müdürü…
Devamı

Milli Mücâdele’de Güney Cephesi Ve Suriye İle İlişkiler

Güney NUR[1] (*) Köklü bir tarihe ve zengin bir medeniyete sahip olan Türk milleti yaşadığı ve hakim olduğu bölgelerde her zaman önemli bir güç merkezi olmuş ve o günkü şartlar altında mümkün olan en uzak bölgelere giderek oralarda etkin bir rol oynamıştır. Bu suretle Türk milletinin 1299 yılında Anadolu coğrafyasında kurduğu Osmanlı Devleti 16. yüzyılın…
Devamı

Musul Meselesi Ve Ravandiz Harekatı

Güney NUR ÖZET      Ortadoğu’da önemli bir mevkide yer alan Musul-Kerkük bölgesi stratejik ve iktisadi konumu ile ve ayrıca ilkçağlardan beri çeşitli kültür ve medeniyetlerinin birleşip kaynaştığı önemli bir coğrafya olmuştur.  Bu coğrafya 1516’daki Mercidabık zaferi ile Osmanlı topraklarına katılmıştır. Ancak bölge bu öneminden dolayı her zaman dış güçlerin ilgi odağı olmuş ve burayı…
Devamı

Atatürk’ün Hatay Meselesi’ndeki Barışçı Siyaseti

          Bilindiği gibi Türk  Bağımsızlık Savaşı’nın devam ettiği sırada zaman zaman Türk-Fransız ikili görüşmeleri olmuş, bu görüşmelerden iyi bir sonuç alınamamıştı. Bu görüşmelerde Türk-Fransız münasebetlerini etkileyen en önemli mesele ise İskenderun Sancağı (Hatay) idi. Bu olay Atatürk devrinde Türkiye’nin dış politikası ile ilgili olayların en çetini olması açısından da önemlidir. Hatay…
Devamı

Tanzimat Sonrası Osmanlı Aydınlarında Çağdaşlaşma Sorunu Ve Arayışlar

Prof.Dr. İlyas Doğan ÇAĞDAŞLAŞMA YA DA MODERNLEŞME KAVRAMI    Türk toplumunda çağdaşlaşma sorununun son üç yüz yıla damgasını vurduğu söylenebilir. Bunun nedenleri aşağıda ele alınacaktır. Ancak başlangıçta bir kavramlaştırmanın zorunlu olduğuna işaret edilmelidir. Çünkü çağdaşlaşma hep dilden düşmeyen ama içeriğinin de bir çırpıda ortaya konması mümkün olmayan muğlak bir kavram gibi algılanabilmektedir. Öncelikle belirtilmelidir ki çağdaşlaşma…
Devamı

www.tarihtendersler.com