Kategori: MAKALELER

Abılay Han

Kazak Birliğinin Kurucusu, Ulu Kazak Hanı Abılay (1711-1781)   Abılay Han, Kazak Bağımsızlık hareketini başlatmış olan liderlerden birisidir. Asıl adı Ebu’l-Mansur”,kazandığı başarıdan dolayı,  tarihteki Türk Hakanları örneğinde olduğu gibi“Abılay Han” adı verilmiştir. Kazakistan’ın yakınçağlarda yetiştirmiş olduğu büyük devlet adamı, komutan ve yaşadığı devrin önde gelen bir diplomatı olarak bilinir. Abılay Han,  Cuci sülalesinden, Kazak Hanlığı’nı…
Devamı

Sultan Galiyev

SULTAN GALİYEV GÜZEL BİR İBRETTİR      Sultan Galiyev ve Turar Rıskulov eski Sovyetler Birliği dâhilinde yaşayan Türkler için son derece mühim şahsiyetlerdir. Sonraları, öne çıkışları ve ileri sürdüğü tezler açısından bakıldığında, bütün ezilen halklara yönelik fikirler de beyan etmesi, Galiyev’in biraz daha fazla tanınmasına yol açmıştır. Gerçekte bu ikisinin Türk dünyasını kucaklayan kurtuluş mücadelesinin…
Devamı

Oğuz Kağan’ın Mührü

    Türklerin destani ve efsanevi atası sayılan Oğuz Kağan  biri mitolojik, ikisi tarihi olmak üzere en az üç kişiliği birleştirmiş bir destan kahramanıdır.        Oğuz Kağan destanında anlatılan Oğuz Han, öte yandan Büyük Hun Türk İmparatorluğunun da kurucusudur. Türk devlet geleneğinin yapı taşlarını dizen, Türk Hakanının  koyduğu kanunlar, Oğuz (Türk) Töresi olarak…
Devamı

Para Pul Olunca …

Osmanlı’da, daha Fatih Sultan Mehmet döneminde, yani 15. Yüzyıl’da altın ve gümüş darlığı başlıyor. Avrupa’da coğrafi keşiflerden sonraki altın ve gümüş bolluğunun bir sonucu olarak Osmanlı piyasaları “Duka”, “Real” gibi yabancı paraların istilasına uğruyor. Osmanlı akçesinin değeri düşüyor. Piyasada “kalp” paralar çoğalıyor. Mal fiyatları yükseliyor. Enflasyon artıyor. Bitmeyen askeri harcamalar hazineyi sarsıyor. Devlet, 1550’den sonra…
Devamı

Taurlar

      Stratejik bir coğrafi biçime sahip olduğu görülen Kırım Yarımadasının ilk yerlileri kabul edilen Taur’lar, Kırım Kerç bölgesinden başlayıp Romanya Danube bölgesine kadar uzanan Kırım dağlarında yaşamışlardır. Antik çağda ‘Taurica’, ‘Tauris’ ya da ‘Tauric peninsula’ olarak bilinen yarımadaya adlarını vermişlerdir.      Milattan Önce 700 yıllarından itibaren Kırım yarımadasının Kefe, Kerç ve Balaklava…
Devamı

İskitler

     İskitler, Avrasya’nın medenî, kültürel ve askerî gelişmesine önemli katkı sağlayan en eski Avrasya halklarından biridir. İskitler, Orta Asya ve Sibirya kökenlidirler. M.Ö. VII. yüzyıla doğru Doğu Avrupa’da ve Ortadoğu’da görülmeye başlar. İskitlerin bu bölgelere gelmesiyle, atın binek hayvanı olarak kullanılmaya başlaması ve arkasından da tabii olarak birbirlerinden uzak olan bölgelerin idaresi ve kontrolünü…
Devamı

Suriye Selçukluları

Tacüddevle Tutuş (1079-1095) Haleb Melikleri Rıdvan (1095-1113) Alp Arslan el-Ahras (1113-1114) Sultanşah (1114-1117)    Suriye’yi fetheden ve 1078 yılından beri Büyük Selçuklu Devleti’nin Suriye meliki olan Tutuş (Sultan Alparslan’ın oğlu ve Sultan Melikşah’ın kardeşi), kendini sultan ilân ederek, yeğeni Sultan Berkyaruk’un üzerine yürümüş, Aralık 1094’te Bağdad’ı fethederek adına hutbe okutturmuş, fakat 1095’te Rey’de yeğenine yenilmişti.…
Devamı

Atatürk ve Türk Tarihi

Atatürk’ün hayatını tetkik ettiğimizde, O’nun, Türk milletini hemen hemen bütün yönleriyle çok iyi tanıdığını görürüz. Şöyle ki; Askeri mesleği icabı, rütbelerine göre, savaş meydanlarında vatanını ve milletini çeşitli yönleriyle yakından tanımıştır. Bunun yanısıra, küçük yaştan beri devamlı tarihi eserler okuması, onun Türk tarihi hakkında geniş bilgi edinmesine yardımcı olmuş, Türk milletini tanıdıkça, onun ne büyük…
Devamı

Atatürk Ve Milli Hakimiyet

     Bilindiği üzere Anadolu, tarihin her devrinde önemini muhafaza etmiştir. Doğu ile batı arasında daimi geçiş noktası olması stratejik bakımdan ehemmiyetli olan su ve ticaret yollarının burada bulunması, bölgenin önemini daha da artırmıştır.      Dünya üzerinde söz sahibi olmak isteyen devletler her devirde Anadolu’ya öncelikle hakim olmanın gerektiği şuuruna varmışlardır. Bu sebeple Anadolu…
Devamı

Atatürk Ve Cumhuriyet

Girmiş olduğu Birinci Dünya Savaşı’ndan mağlup olarak çıkan Osmanlı İmparatorluğu sonuçta 30 Ekim 1918 tarihinde Mondros Müterakesi’ni imzalama durumuna gelmesi ile itilaf Devletleri’ne, büyük imparatorluğu kendi istedikleri şekilde ortadan kaldırma fırsatını vermişti. Adı geçen müterakeden istifade eden İtilaf Devletleri Atatürk’ün dediği gibi, “Türk ata yurdunave Türk’ün istiklaline tecavüz etmeye” başlamışlardır.            …
Devamı

www.tarihtendersler.com