Atatürk’ün sağlığında Türkiye’nin en zengin kişisi Vehbi Koç değil, Nuri Demirağ’dı. Koç, otuzlu yıllarda sadece Ankara’nın en zengin kişisiydi.
Atatürk Nuri Demirağ’ı çok severdi. Hatta soyadı kanunu çıktığında ona -Demirağ- soyadını bizzat kendisi vermişti. Çünkü Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkenin doğusuyla batısını birbirine demiryollarıyla bağlama işinde Nuri Demirağ’ın çok büyük hizmetleri geçmişti.
Sivas-Erzurum demiryolu ihalesini, yabancı şirketleri geride bırakarak Nuri Demirağ aldığında, meclis kürsüsünden büyük sevinçle bir konuşma yapmıştı.
O günlerde ülkede sigara kağıdı bulmak mümkün olmuyordu.
Mecburen normal kağıda sararak Tütün içmek yaygındı. Sigara kağıdı gayrı müslimler tarafından üretilip pazarlanıyordu.
Nuri Demirağ onlara da rakip olmak istedi. Evde kendisi sigara kağıdı üretmeye başladı. Adını da -Türk zaferi- koydu.
Halk bu kağıtları çok tuttu. İyi satış yaptı. Bundan servet biriktirdi. Bu birikimine de güvenerek Müteahhitliğe başladı.
Ve Cumhuriyet ilan edildikten 40 gün sonra, havacılık alanında dünyadaki gelişmeleri inceleme ve araştırmalar yapmak üzere Avrupa’ya bir heyet gönderdi.
20 Aralık 1923. 6 uzmandan oluşan bu heyetin üyelerinden biri, ilk pilotlarımızdan Vecihi Hürkuş idi. Hürkuş’unda uçak inşa etme projeleri vardı. Bu incelemelerden dönüşte, kendi projelerini gözden geçirerek ilk Türk uçağını yapmayı başarmıştı.
Adını da Vecihi K-6 koymuştu. Ardından tek motorlu, iki kişilik, saatte 140 km hız yapan Vecihi -14 modelini yaptı. Bu uçakla 1930’da, İstanbuldan Ankara’ya uçmuştu. Sonra aynı uçakla Çekoslavakya’ya kadar gitmişti. Orada uçağının tüm testlerini yaptırmış, olumlu rapor alarak, aynı uçakla geri dönmüştü. Uçak sanayimizin kurulması için üstün gayret gösterenlerden biri de Selahattin Alan’dır. Atatürk tarafından uçak mühendisliği eğitimi alması için Fransa’ya gönderilmişti. Atatürk 1935’te Türk Hava Kurumuna 10 bin lira bağışta bulunarak bir kampanya başlattı. Halk bu kampanyaya yürekten katıldı. Vehbi Koç 5 bin lira verdi. Nuri Demirağ’ın kardeşi Naci Demirağ 120 bin lira yardım etti. Yardım heyeti Nuri Demirağ’a gittiğinde, Demirağ, -mademki milletim bu kadar önemli bir konuda bağış kampanyası başlatmış milletimi yabancının lütfundan kurtaralım, uçağı kendimiz yapalım, ben de uçak fabrikasını yapıvereyim- dedi.
Demirağ:
“Avrupa’dan, Amerika’dan lisanslar alıp tayyare yapmak kopyacılık olur.
Onlar demode tipler için lisans verirler. Taklitle vakit kaybetmeyelim, onların son sistem uçaklarına denk, Türk uçakları yapabiliriz” dedi. Demirağ, fabrikayı yaptı, hangarlarını, atölyelerini yaptı. Hemen yanına, pilot yetiştirmek için, -Gök Okulu- adını verdiği okulu açtı. Resim4
Nuri Demirağ, bütün servetini ve Millet sevgisini ortaya koydu. D. 36, D. 38 tipi uçaklar üretti. Dünyadaki benzerleriyle aynı kalitedeydi. D. 36 lar, eğitim ve askeri amaçlı uçaklardı. D. 38 ise, A sınıfı sivil uçaklardı, ama gerektiğinde bombardıman uçağına dönüştürülebiliyordu.
Yeşilköy havaalanı Nuri Demirağ’ın özel mülküydü.
Ne yazık ki, Atatürk’ten sonra İngiliz ve ABD kültürel ve askeri dostluğu tekrar başlatılınca bunlar her işimize karıştılar. Devletimizin her yerine girdiler. İktidarlarımızı etkisiz hale getirip, Türkiye aleyhine gizli yada açık anlaşmalar yaptılar. İktidarlarımız buna dayanarak Nuri Demirağ’ın bu çalışmalarına destek vermemeye başladı. Hatta devletin sipariş ettiği, tamamlanmış uçakları da Demirağ’dan satın almaktan vazgeçildi.
Bu dönem artık, ABD’nin Türkiye’ye yerleşmeye başladığı dönemdi. ABD, Türkiye’de görevlendirdiği siyasetçi, gazeteci misyonerleri aracılığıyla, uçak üretimimizi durdurdu. Gazeteci misyoner mason Ahmet Emin Yalman, hem Amerikan, hem de Fransız uçak sanayisinin acentası idi. Yerli uçak üretiminden vazgeçilmesi ve dışarıdan satın alınması için her propagandayı yaptı. Neticede Nuri Demirağ’ı iflas ettirdiler. Üretimi durdurdular.
Uçak fabrikalarımızı, ABD’nin talimatıyla kapattık. ABD’den hurda askeri yardım almaya başladık. Gerisini biliyorsunuz. Bir millet tekrar böyle sömürgeleştirilirdi. Osmanlının son dönemine geri döndük.
Atatürk yaptı biz de yapabiliriz.
Birleşince Atatürk oluruz.
Tekrar Atatürk’ün tüm mücadele ruhunu, ilerleme metodlarını takip edelim.
Bu yoldan gitmeyen partileri iktidar yapmayalım, devletimiz yönettirmeyelim. İnancımızın, vatanseverliğimizin, milliyetçiliğimizin, müslümanlığımızın, insanlığımızın ölçüsü budur, bu olmalıdır. Türk Saka
@turksaka2





































































































































































































