Büyük Düşünce Birlikte Saklı

Büyük Düşünce Birlikte Saklı

   Türklerin genel özelliklerinden biride birlik hayali ile birlik olamamaktır. Yüzyıllardan beridir Türkler hep birlik ve beraberliği düşlemişler ya aralarına düşmanlar girmiş ya da kendi aralarına iktidar, nefis, üstünlük mücadelesi girmiştir. Yıldırım ve Timur bile Türk töresine mazhar olabilmek için birbirleri ile mücadele etmişlerdir. Önceleri doğu asıl yönetim merkezi olan Türklerde sonradan bu özellik güç savaşlarına neden olmuş, elleriyle kurdukları devletleri yine kendi elleriyle parçalamışlardır. Böyle bir tarihten gelen büyük medeniyet yaklaşık 700 sene yaşayan o büyük ihtişamlı Osmanlı devletini de kurmayı bilmiştir.  Fakat o büyük medeniyet hiç yılmamış Osmanlı dağılmasıyla Büyük Türk Milletti kurtuluş mücadelesini vermiş ve yüzyılın en büyük inanılmaz olayını gerçekleştirerek Türkiye’yi kendi özünden var etmiştir. Türkiye’nin var olmasında büyük lider Gazi Mustafa Kemal’in başta Orhon abideleri ve Türk töresi ile hareket etmesi bugünlerde bir dünya devleti olan ülkemizi meydana getirmiştir. Özellikle Osmanlı devletinin dağılma döneminde ortaya çıkan düşünce akımları daha hala bizi siyasi yönden meşgul etmektedir.  İşte onlardan benimde düşünce hayatımın odak noktası olan Türk İslam Düşüncesi hep hayatımın düsturu oldu ve inşallah ecelle kadarda böyle olacak. Türk İslam felsefesini özümseyen bir topluma sahip olmak demek bazı çarpık düşüncelerin düşündüğü gibi ne saf Türk ırkı nede kültür milliyetçiliğidir. Büyük Selçuklu devleti tarih de Fars kültüründen etkilense de Anadolu topraklarını Türk İslam uygarlığıyla tanıştırmıştır. O günden beridir bu topraklarda Türkistan’dan gelen hiçbir düşünce ayrıştırmamış kaynaştırmıştır bu güzel bölgeyi. Çok çetin savaşlar olsa bile hiçbir ırk bitmemiş tükenmemiştir. Ancak batıdan gelen sapık ırk düşünceleri bu düşünce yapısını yer yer etkilemiş kendilerini Türk İslam düşüncesinde zanneden asalakları yaratmıştır. Günümüzde bazı kısır tartışmaların sebebi de bundan kaynaklanmaktadır. Özellikle Cumhuriyetin bazı yıllarında açıkça saldırılan Türk İslam düşüncesi 1944 yıllının 3 Mayısında doruğa çıkan bir çığlıkla sokaklara dökülmüştür. Hiç bitmeyecek şekilde zihinlere kazınmıştır. Ziya Gökalp’ı okuyan Ahmet Yesevi’nin torunları gözlerini Türkmenistan coğrafyasına dikmişler ve Turanı akıllarından hiç atamamışlardır. Bütün aşklar sevdalar bu büyük düşüncelerinin önüne geçmiş hayatlarını zindanlarda, tabutluklarda geçirmişlerdir. Devletleri için üç kuruşluk para ile Asala denen mendevurları dize getirmişlerdir.  Sonra Amerikan beslemeleri yüzünden işkence üzerinde işkence, sürgün üstüne sürgün yemişler bazen faşist bazen de terörist olarak tanınmış ama her şeyin üzerinde bir birlerine duydukları muhabbet yüzünden çok nadir ayrılıklar olsa da bir olmayı bilmişlerdir. Şimdide size birliğin yani Türk Birliğinin ne kadar gerekli olduğunu kanıtlamaya çalışacağım. Günümüz dünyasında birliklerin gerekli olduğu Avrupa’nın beraberliği ile kanıtlanabilir. Tabiî ki şimdi çatırdayan Avrupa Birliği sakın sizi yanılgıya uğratmasın sömürge ile kurulan bütün birlikle yok olmaya mecburdur. Fakat dünyada Çin ve ABD ye baktığınızda birlik ve beraberliğin dünyada söz hakkı olmanın birinci hususu olduğunu çok rahat söyleyebiliriz. Şimdi dünyayı yönetiyor gibi görünen Siyonist İsrail bu sömürgecilerin düşüşü ile sıfırı tüketecektir. Çin Rus ve ABD dünyanın yeni düzenine şekil vereceklerdir. Bu şekil vericiler arasında dünyayı 700 sene yöneten bir tarihin çocukları olmazsa dünya büyük boşluğa düşecektir.  Nitekim daha dün açlıktan kırılan Afrika ülkeleri bile bu gün kendi birliklerini kurup söz sahibi olmak için geleceğe hazırlanıyor. Arap halkları sürekli bir birlik olmasa bile önümüzde ki yıllarda mecburen toplanacaktır. İşte Türkiye bu birliklerin içinde sıkışmamak için yıkılmakta olan bir sömürge birliğine girme yerine kendi özlerinden oluşturacağı Türk İslam ülkelerinin olacağı büyük bir birlik için yolla çıkması en az yüz yıldır gerekmektedir. Bütün büyük liderler ölümlerinin son günlerinde bu gerçeği görmüş fakat tam harekette geçerken ya ölmüş ya da öldürülmüştür. İşte bunun en büyük sebebi de halkın böyle bir birliğin kurulmasının zaruri olmasını bilmemesinden kaynaklanmaktadır. Türk Cumhuriyetleri arasında kurulan ticari anlaşmaların beli standartlara bağlanması ve yardımlaşmak bütün bölgede büyük bir zenginlik getirecektir. Bu birliği kurarken hiçbir şekilde sömürü ve ağabey psikolojisi ile yaklaşmamak gerekmektedir. Aksi halde aynı dil yapısından ve aynı kültürden gelen ülkelerin aralarında çok büyük açılmalar meydana gelebilir. Azerbaycan’ın Hocalı, Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin durumunu, Doğu Türkistan’ın esaretini, Kırımın kayıp giden kültürünü çözebilecek bir birliğin Türkiye’de başta terör, ekonomi ve birçok sorunu çözebileceğine inanıyorum. Planlarımız hep yüzyıllık ve sürdürülebilir koymak dünyada nerde duracağımızı bilmek gerekmedir. Türk Birliği diğer birçok olumlu etkisi ile diğer medeniyetlere çok büyük yarar sağlayacaktır. Başta tarım, endüstri, turizm ve finans sektörlerinde büyük atılımların bu birlikle beraber çok hızlı atılacağına inanıyorum. Türk coğrafyalarının biri birine yardımcı olması ile bu büyük Pazar kendi içinde devleşecek kendi yarlarını kısa sürede saracaktır. Çağdaş bir anlayışla işleyen bir birliğin dünya üzerinde söz sahibi olması çokta tahmin edilmeyecek bir düşünce değildir. Şimdi Bu birliği kurmanın tam zamandır. Sebepleri Avrupa’nın kendi sömürgelerini tüketmesi, Amerika’nın eski prestijini yitirmesi. Öte yandan bu birlikle beraber Rusya’nın dizginlerini elle geçirme şansı verecektir. Her yönüyle şans arkamızda olacaktır. 1980’lerde hedefe yerleştirdiğimiz bu birliği gerçekleştirmek için yapmamız gerek sadece Ahmet Yesevi torunları olduğumuzu hissetmek ayırmak değil birleştirmektir…Çağlar Zorbaz 04.11.2012

tarihtendersler.com