SSCB′de Değişim

SSCB′de Değişim

V.ÜNİTE: KÜRESELLEŞEN DÜNYA
A.SSCB’DE DEĞİŞİM VE SONUÇLARI
1.SSCB’DE POLİTİKA DEĞİŞİKLİKLERİ VE NEDENLERİ
II. Dünya Savaşı dünyayı Doğu ve Batı olmak üzere iki bloğa ayırmış soğuk savaş dönemi boyunca dünya politikasına SSCB ve ABD yön vermişti. Doğu Blokunu sarsan ilk önemli gelişme 1975′te 35 ülke tarafından imzalanan Helsinki Nihai Senedi′dir. Bu Antlaşma Doğu-Batı ilişkilerinde yeni bir yumuşama ve yakınlık süreci başlatmış, Doğu Avrupa′da milliyetçi düşünceyi güçlendirmiştir.
Ancak SSCB′nin dağılma süreci, Mihail Gorbaçov′un 1985′te SSCB′de liderliğe getirilmesi ve Sovyetlerin mevcut yönetim anlayışını değiştirmeye yönelmesi ile başladı. Gorbaçov′un ilk hedefi siyasal iktidarın ve devlet yapısının değiştirilmesiydi. Komünist iktidarı demokratik uygulamalarla halka yaklaştırmayı amaçladı.

2. SSCB’NİN DAĞILMASI
«   Glasnost ve Perestroika, Letonya, Estonya, Litvanya′da bağımsızlık hareketlerini başlattı. Bu üç ülke 1990′da bağımsızlığını ilan etti. SSCB′nin dağılmasını istemeyen Gorbaçov bağımsızlık ilanlarına tepki gösterdi.
«   Ermenistan Ağustos 1990′da SSCB′ye bağlı kalmak kaydıyla bağımsızlığını ilan etti. Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Boris Yeksin, Mart 1991′de Gorbaçov′un istifasını istedi. SSCB′nin dağılma süreci hız kazanmıştı. 31 Mart 1991′de ise Gürcistan bağımsızlığını ilan etti.
«   Radikal komünistler 16 Ağustos 1991 ′de bir askeri darbe yaparak Gorbaçov′u düşürmeye çalıştı. Halk Boris Yeltsin′in liderliğinde darbe girişiminin başarısız olmasını sağladı. Gelişmeler Boris Yeltsin′i  halkın gözünde bir kahraman haline getirmiştir.
«   Kremlin Sarayı′na 1917 İhtilali öncesindeki Rus bayrağı çekildi. Gorbaçov, Komünist Partisi Genel Sekreterliği′ni bırakarak sadece devlet başkanlığı görevini sürdüreceğini açıkladı. 24 Ağustos′ta Ukrayna, 25 Ağustosta da Beyaz Rusya bağımsızlığını ilan etti. 29 Ağustosta ise Sovyet Komünist Partisi resmen kaldırıldı.

3. SSCB’NİN DAĞILMASININ DOĞU AVRUPA’YA ETKİLERİ
Doğu Bloku, Doğu Avrupa′da komünist yönetimler tarafından idare edilen ülkeleri ifade eden bir terimdir. Bu ülkeler 2. Dünya Savaşı ile birlikte SSCB′nin uydusu haline gelmişti. Glasnost ve Perestroika Doğu Bloku ülkelerini de etkiledi. Doğu Bloku ülkelerinde rejim değişikliği ve Sovyetlerden kopma süreci başladı.
Macaristan Komünist Partisi, Marksizm′den vazgeçerek Macaristan Sosyalist Partisi adını aldı. Ülkede çok partili sisteme geçildi. Polonya′da Komünist Parti kendisini feshetti ve Sosyal Demokrasi Partisi adını aldı. Çekoslovakya′nın adı Çekoslovakya Federal Cumhuriyeti olarak değiştirildi.
Bulgaristan′da 15 Ocak 1990′da Komünist Partisi′nin yönetimdeki tekelini öngören madde anayasadan çıkarıldı. Romanya′da Mayıs 1990′da demokratik ve serbest seçimler yapıldı. Doğu Almanya, Batı Almanya ile birleşti. Arnavutluk′ta da Aralık 1990′da siyasi partilerin kurulmasına izin verildi.

COMECON ve Varşova Paktı Artık Yok…
Doğu Bloku ülkelerinde yaşanan bu hızlı değişim çoğulcu demokrasi, pazar ekonomisi ve bağımsızlık ilanlarını beraberinde getirmiştir. Bu süreçte Doğu Bloku ülkelerini ekonomik yönden birbirlerine bağlayan COMECON ve 2. Dünya Savaşı sonrasında kurulan Varşova Paktı ortadan kalktı.
Boris Yeltsin liderliğindeki Rusya Federasyonu, bu yeni dönemde SSCB′nin varisi olarak hareket etmek istedi. Eski Sovyet cumhuriyetleri üzerindeki Rus etkinliğini sürdürmeye yönelik bu politika bazı sorunlara yol açtı.

Sovyet Nükleer Silahları Kimin Olacak?
Rusya Federasyonu′nun SSCB′ye ait nükleer silahlara tek başına sahip olmak istemesi, önemli miktarda nükleer tesis ve silaha sahip bulunan Kazakistan tarafından sert tepkiyle karşılandı.
SSCB′nin Rusya′dan ibaret olmadığını ifade eden Ukrayna, Rusya′nın kendisini BM′de temsil etmesine karşı çıktı. Rusya′nın SSCB′nin mirasçısı olarak görülmesini kabul etmeyeceğini belirtti. Rusya′nın BDT üyelerinin ekonomik reformlarda ortak harekete geçilmesi konusunda yaptığı girişimlere karşı çıktı.

Karadeniz Donanması Paylaşılamıyor…
Ukrayna ile Rusya arasındaki bir başka önemli anlaşmazlıkta SSCB′den kalan Karadeniz donanmasının denetimi sorunu idi. Bu konuda Aralık 1991′de yapılan BDT toplantısında bir anlaşmaya varılamadı.
Yaklaşık 300 savaş gemisinden oluşan Sovyet donanması ve Kırım′ın denetimi tartışması Rusya ile Ukrayna arasında gerginliğe yol açtı. İki devlet Ocak 1992′de Karadeniz donanmasının paylaşılması konusunda anlaştı.

Diğer bazı Sorunlar
BDT′nin ortak silahlı kuvvetler kurma çabalarına karşı Beyaz Rusya kendi silahlı gücünü oluşturma kararı aldı. Moldova′da bağımsızlık sonrasında, ülkedeki Rus azınlığın Dinyester Cumhuriyeti′ni kurması Mart 1992′de iç savaşa yol açtı.
Litvanya, Estonya ve Letonya, bağımsızlık sonrasında BDT′ye katılmadı. 1992′de Rusya içindeki özerk cumhuriyetlerden Tataristan ve Çeçenistan bağımsızlık kararı aldı, Moskova 1 Nisan 1992′de Rusya Federasyonu′ndaki yirmi cumhuriyetten on sekizi ile anlaşma imzalayarak Rusya′ya bağlı kalmalarını sağladı.
Rusya′nın BDT üzerindeki etkisi zamanla arttı. Azerbaycan′ın katılımıyla BDT′nin üye sayısı 11′e yükseldi. Bu arada SSCB′nin dağılmasıyla bağımsız olan devletlerden Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Ermenistan ve Moldova Mart 1992′de BM üyeliğine kabul edildi.

4. SSCB’NİN DAĞILMASININ DÜNYA GÜÇLER DENGESİ ÜZERİNE ETKİLERİ B.ASYA’DA YENİDEN YAPILANMA
1.TÜRK CUMHURİYTLERİ BAĞIMSIZ OLUYOR

«   Bağımsızlık süreci Orta Asya′daki Türk cumhuriyetlerinde Baltık cumhuriyetlerinden daha farklı yaşandı. Bağımsızlık ilanları Türk cumhuriyetleri tarafından dikkatle takip edildi. Bu cumhuriyetlerde ilk planda dil ve kültür milliyetçiliği öne çıkarken siyasal çalkantılar Baltık ülkelerindeki gibi şiddetli olmadı.

a.Azerbaycan
Azerbaycan 30 Ağustos 1991 ′de bağımsız oldu ve Eylül 1991 ′de cumhurbaşkanlığı seçimlerini eski komünist Ayaz Muttalibov kazandı. Bağımsızlık sonrası ilk cumhurbaşkanlığı seçimini kazanan Halk Cephesi lideri Ebulfeyz Elçibey, Haziran 1993′te gerçekleşen darbe üzerine Nahcivan′a sığındı.
Azerbaycan 1993′te cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazanan Haydar Aliyev döneminde BDT′ye üye oldu.
Ekonomisi temelde petrole dayalı olan Azerbaycan, dünyanın önemli petrol üreticileri arasında yer alır. 1941 yılında SSCB′de üretilen 30 milyon ton petrolün 22 milyon tonu Azerbaycan′dan çıkıyordu. Azerbaycan sanayisinde enerji, imalat ve kimya iş kollarının ağırlığı büyüktür. Ayrıca gübre, tarım ilaçları, yakıt, sanayi yağları, suni kauçuk ve plastik sanayisi gelişmiştir.
Dağıstan′a sınır bölgelerde demir, bakır ve kükürt yatakları bulunmaktadır. Ayrıca kurşun, çinko, kobalt ve tuz rezervlerine sahiptir.
Petrol, elektrik, doğal gaz, petrokimya ürünleri ve yakıt üretimi daha çok Baku ve civarında yapılmaktadır.
Çalışan nüfusun % 4O′ı tarım alanında faaliyet göstermektedir. Ekilen arazinin % 65′inde sulu tarım yapılır. Kura Irmağı havzasında pamuk yetiştirilmektedir. Bunun yanı sıra tütün, hububat, mısır, pirinç, çay ve turunçgiller de üretilir.

Dağlık Karabağ Sorunu
Şubat 1988′de Azerbaycan′a bağlı Dağlık Karabağ yönetimi, bölgenin Ermenistan′a bağlanmasını öngören bir karar aldı. Moskova yönetimi bu kararı reddetti. Ermenilerin çoğunlukta bulunduğu Karabağ bölgesinde Azerilere karşı bir Ermeni ayaklanması başladı.
Ayaklanma genişleyince Sovyet yönetimi Dağlık Karabağ′ı Azerbaycan′ın sorumluluğundan alarak merkezi idareye bağladı. Azeri-Ermeni çatışmasının büyümesi üzerine 20 Ocak 1990′da Azerbaycan′a giren Sovyet ordusu halk gösterilerine karşı güç kullanmaya başladı ve büyük bir katliam gerçekleştirdi.
Ermeniler 1992′de Nahçıvan′a saldırdı. Ağustos 1993′de Azerbaycan topraklarının yaklaşık % 25′i Ermeniler tarafından işgal edildi. Azerbaycan′ın Eylül 1993′te BDT′ye üye olma kararı ile Ermeni saldırıları durdu. Ancak işgal altındaki Azeri topraklarının boşaltılması ve Karabağ sorunu günümüzde de çözümlenmiş değildir.

b.Kazakistan
Kazakistan yüzölçümü bakımından SSCB′nin ikinci büyük cumhuriyeti idi. 1990′da 16,5 milyon olan nüfus, 1999′da Slav ve Almanların ülkeden göç etmeleriyle 14,5 milyona kadar düşmüştür. 1990′da nüfusun % 41′i Rus ve % 36′sı Kazak olan ülkede bu oran bugün % 60 Kazak, % 25 Rus şeklinde değişmiştir.
Kazakistan nüfus dengelerinin de etkisiyle hem bağımsızlık öncesinde olduğu gibi sonrasında da Rusya Federasyonu ile iyi ilişkiler içinde oldu. 16 Aralık 1991′de bağımsızlık ilan edildi. Kazakistan′da birbiri ardına gerçekleştirilen reformlarla yeni bir siyasi sistem kuruldu.
Kazakistan, Avrasya Ekonomik Topluluğu, Shangay İşbirliği Örgütü ve BDT′nin aktif katılımcısı durumundadır. Ayrıca BM, İKÖ, AGİT üyesidir. Ülkenin ekonomik faaliyetlerinde tarım en önemli gelir kaynağıdır. Meraların geniş yer tutmasından dolayı hayvancılık da önemlidir. Ülkede ayrıca zengin petrol, doğal gaz, altın, kömür ve kurşun yatakları bulunmaktadır.

c.Kırgızistan
Kırgızistan, SSCB′de Ağustos 1991′de bağımsız oldu. Ekim 1991′de gerçekleştirilen cumhurbaşkanlığı seçimlerini Askar Akayev kazandı. Çok partili demokratik sisteme geçilen Kırgızistan, Mayıs 1993′te yürürlüğe konan anayasayla yönetilmektedir. Ülke BM, BDT ve IMF gibi uluslararası örgütlere üyedir.
Etnik çeşitlilik ve özellikle Rus azınlığın önemli bir sayıda olması diğer Türk cumhuriyetlerinde olduğu gibi Kırgızistan′da da potansiyel bir sorun oluşturmaktadır.
Kırgızistan ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayanır. Çalışan nüfusun % 34′ü bu alanlarda iş görmektedir. Kırgızistan′da civa, antimon, kömür, petrol, doğal gaz, çinko, kükürt gibi madenler de çıkarılmaktadır.

d.Özbekistan
Gorbaçov tarafından 1990′da Özbekistan Komünist Partisi liderliğine getirilen İslam Kerimov 1991′de cumhurbaşkanlığı seçimlerini kazandı. 31 Ağustos 1991′de bağımsızlığını ilan eden Özbekistan, 1992′de yürürlüğe giren anayasayla yönetilmektedir.
Özbekistan, BM, İKÖ, BDT ve IMF gibi örgütlere üyedir. Ülke ekonomisinde tarım ve hayvancılık ön plandadır. Gelişmiş bir sulama ağına sahip Özbekistan′da tarım üretimi gittikçe artmaktadır. En önemli tarım ürünü pamuktur. BDT′nin pamuk üretiminin % 65′ini karşılayan Özbekistan′da besicilik, ipek böcekçiliği ve ipek üretimi, dokuma, tekstil ve maden sanayisi de gelişmiştir.
Çuvaşlar, Hakaslar, Altaylar ve Yakutların Ortodokslaşması sağlanarak Rusya ile bağlarının kalıcı olması sağlanmıştır. Kril alfabesinin kullanılması ve Rusça öğrenme zorunluluğu bu toplulukların kültür ve geleneklerini korumasını zorlaştırmıştır.

e.Türkmenistan
Türkmenistan 27 Ekim 1991 tarihinde bağımsızlığına kavuşmuştur. Gerek SSCB zamanında, gerekse de bağımsızlıktan sonra Türkmenistan′ın tek egemen gücü Saparmurat Niyazov (Türkmenbaşı) idi.
Türkmenistan bugün 1992′te yürürlüğe konan anayasayla yönetilmektedir. Devletin en üst yöneticisi olan cumhurbaşkanı geniş yetkilere sahiptir. Türkmenistan′da yönetimin muhalif grupları baskı altına alması, demokratikleşme sürecini yavaşlatmaktadır.
Türkmenistan ekonomisi birinci derecede tarım ve hayvancılığa dayanır. Çalışan nüfusun % 40′ı bu alanda faaliyet göstermektedir. Başta gelen tarım ürünleri pamuk, kavun, karpuz, üzüm, tahıl, mısır ve tütündür. Ekili arazilerin % 90′ı yapay sulama (kanal sulaması) ile sulanmaktadır. En önemli yeraltı zenginliği doğal gaz ve petroldür. Türkmenistan sanayisinde petrol ve doğal gaz dışında tekstil ve dericiliğin de önemli bir yeri vardır.

f.Diğer Türk Toplulukları
Günümüzde Rusya Federasyonu ve BDT sınırları içinde varlığını sürdüren özerk Türk cumhuriyetleri şunlardır: Tataristan, Başkurdistan, Çuvaşistan, Altay, Saha (Yakutistan), Tuva, Hakasya, KabartayBalkar, Karaçay-Çerkez. Ayrıca, Kırım Tatarları (Ukrayna), Gagavuzlar (Moldavya) özerk Türk bölgeleri olarak varlıklarını devam ettirmektedir. Bunların dışında Ahıska Türkleri (Mesket), Kummuk Türkleri, Nogaylar, Şor Türkleri ve Karaimler ise herhangi bir siyasi oluşuma sahip olmayan ve Rusya Federasyonu′nda yaşayan Türk topluluklarıdır.
Bütün bu özerk Türk ve topluluklarının yaklaşık 11 milyonu Rusya Federasyonu′nda, 2 milyonluk nüfus ise diğer BDT ülkeleri sınırları içinde yaşamaktadır.

2.BAĞIMSIZ DEVLETLER TOPLULUĞU
8 Aralık 1991 ′de Rusya Federasyonu, Beyaz Rusya ve Ukrayna, SSCB′nin sona erdiğini ilan ederek Bağımsız Devletler Topluluğu′nu (BDT) kurduklarını açıkladı. Hala SSCB Devlet Başkanı olan Gorbaçov bu kararı tanımadı.
Gorbaçov′un tavrına karşın SSCB′yi oluşturan 15 cumhuriyetten 11 ′inin (Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Özbekistan, Azerbaycan, Tacikistan, Ermenistan ve Moldovya ve Gürcistan) katılımıyla 21 Aralık 1991 ′de Kazakistan′ın başkenti Alma Ata′da zirve toplantısı yapıldı.

Alma Ata Deklerasyonu«   Alma Ata Zirvesi′nde, SSCB′nin yerini alacak BDT′ye, Rusya, Beyaz Rusya ve Ukrayna′nın yanı sıra diğer 8 cumhuriyet de katılmayı kabul etti. Böylece BDT′nin üye sayısı 11 ′e yükseldi. Rusya Federasyonu′nun, SSCB′nin BM′deki yerini alması kararlaştırıldı. Alma Ata′da BDT′nin kurumlarının oluşturulmasıyla ilgili bir anlaşmaya varılarak “Alma Ata Deklarasyonu” yayınlandı.

Alma Ata Deklarasyonu′nda şu hükümler yer almıştır:
♦          Bağımsız Devletler Topluluğu ortak bir siyasi ve ekonomik alana sahip olacaktır.
♦          Uluslararası barışın korunması sorumluluğu üstlenilecek, üye cumhuriyetler birbirlerinin toprak bütünlüğüne saygı gösterecektir.
♦          Mevcut cumhuriyetlerin sınırları değişmeyecektir.
♦          Üye devletler hukukun üstünlüğüne dayalı demokratik devletler olacaktır.
♦          Cumhuriyetler birbirleriyle eşit statüye sahip bulunacaktır.
♦          Topluluk insan haklarına ve özgürlüklere saygı ilkesini temel alacak, uluslararası hukuka uyacak ve SSCB′nin uluslararası yükümlülüklerini yerine getirecektir.

SSCB Tarihe Karışıyor…
Alma Ata Toplantısı 21 Aralık 1991 ′de SSCB′ye fiilen son verdi. BDT′yi oluşturan devletlerin devlet başkanları 30 Aralık 1991′de Sovyetlere ait bütün kurumların varlığına son verilmesini ve yeni kurumların oluşturulmasını kararlaştırdı. Sovyet temsilcisi 22 Aralık 1991′de son defa BM toplantılarına katıldı. SSCB Devlet Başkanı Gorbaçov, BDT′nin kurulmasından sonra devlet başkanlığından istifa etti.

3.TİKA(TÜRK İŞBİRLİĞİ VE KALKINMA İDARESİ BAŞKANLIĞI)
TİKA, başta Türk dilinin konuşulduğu ülkeler ve Türkiye′ye komşu ülkeler olmak üzere, gelişme yolundaki ülkelerin kalkınmalarına yardımcı olmak, bu ülkelerle ekonomik, ticari, teknik, sosyal, kültürel, eğitim alanlarında işbirliğini geliştirmek amacıyla 24 Ocak 1992 tarihinde Dışişleri Bakanlığı′na bağlı bir teşkilat olarak kurulmuştur.

TİKA′nın Kuruluş Amaçları
Bölgesel işbirliklerini geliştiren projeler uygulayarak, barışa ve işbirliğine uygun ortamları oluşturmak,
Az gelişmiş bölgelerde öncelikli insani problemlerin çözümüne yönelik projeler uygulayarak bu bölgelerde (ekonomik, ticari, teknik, sosyal ve kültürel) yeni işbirliği alanları oluşturmak
Gelişme yolundaki ülkelerle ekonomik, ticari, teknik, sosyal, kültürel işbirliği konularını belirlemek ve bu amaçla gerekli projeleri hazırlamak
Gelişmekte olan ülkelerde bağımsız devlet yapılarını güçlendirmek ve bu ülkelerin pazar ekonomisine geçiş çabalarını desteklemek
Ortak tarih ve kültür varlıklarını korumak
Türkçenin kullanım alanını yaygınlaştırmak
Bugün Başbakanlığa bağlı olan TİKA, Avrupa, Asya ve Afrika olmak üzere, 3 kıta ve 37 ülkede görev yapan bir teknik yardım kuruluşudur.

https://www.tarihtendersler.com