Atom Bonbası Ve Gelişmeler

Atom Bonbası Ve Gelişmeler

ATOM BOMBASININ ETKİLERİ

Patlama anı…
Patlayıcı kütleye fırlatılan ve ilk çekirdeği parçalayan nötron, kütle içerisinde zincirleme tepkimeler oluşturur. Yani çekirdekten dışarı fırlayan nötronlar, başka çekirdeklere çarpar ve bu çekirdekleri de parçalar. Böylece hızla bütün çekirdekler zincirleme olarak parçalanır ve çok kısa bir zaman aralığında patlama gerçekleşir. Nötronlar öyle hızlı hareket etmektedir ki, saniyenin milyonda biri kadar bir zamanda bomba, kütlesi yaklaşık 1.000 milyar kcal′lik bir enerji açığa çıkarır.
Bombanın çevrildiği gaz kütlesinin sıcaklığı, bir an-da birkaç milyon dereceye ve gaz basıncı da bir milyon atmosfere çıkar.

Patlamadan saniyenin binde biri kadar sonra…
  Patlamış olan gaz kütlesinin çapı büyür ve etrafa çeşitli ışınlar yayılır. Bu ışınlar patlamanın “başlangıç parlamasını oluşturur. Bu parlama onlarca kilometre çapında bir alanda bulunabilecek herhangi bir kişide tam körlüğe neden olabilir. Patlama anından başlayarak geçen zaman öylesine kısadır ki, patlamanın yakınında bulunan bir kişi gözlerini kapayabilecek zaman bile bulamamıştır. Patlamanın yakınlarında pudraya benzer ince bir toz kalkar.

Patlamadan 2 saniye sonra…
·        Parlayan kütle ve onu çevreleyen hava, bir ateş to¬pu oluşturur. Yüzeyi henüz son derece sıcak ve Güneş′inki kadar, hatta daha parlak olan bu ateş topundan yayılan ısı, 4-5 km çapındaki bir alandaki tüm yanabilir maddeleri tutuşturmaya yeterlidir. Bu arada ateş topunun çevresinde çok büyük bir yer değiştiren şok dalgası gelişmiştir.

Patlamadan 6 saniye sonra…
  Şok dalgası yeryüzüne çarpar ve ilk mekanik zararlara neden olur. Dalga, şiddetli bir hava basıncı yaratır ve bu basıncın şiddeti patlama merkezinden uzaklaştıkça azalır. Bu noktadan yaklaşık 1,5 km. uzaktaki basınç, normal atmosfer basıncının yaklaşık iki katıdır. Bu basınçta insanların sağ kalabilme şansı %1 ′dir.

Patlamadan 13 saniye sonra…
Şok dalgası yerin yüzeyinde yayılır ve bunu, ateş topunun kovduğu havanın yer değiştirmesi nedeniyle oluşan patlama izler. Bu pat-lama yer boyunca 300 – 400 km/saatlik bir hızla yayılır. Bu arada ateş topu soğumuş ve hacmi küçülmüştür. Havadan hafif olduğundan yükselmeye başlar. Ateş topu yükseldikçe, küre biçimindeki şekli bozulur ve tipik bir mantar görünümünü alır.

Patlamadan 2 dakika sonra…
Mantar bulutu 12.000 metrelik bir yüksekliğe, yani stratosfer tabakasının alt sınırına ulaşmıştır. Rüzgârlar, mantar biçimindeki bulutu oluşturan radyoaktif maddeleri atmosfere saçar. Bu maddeler yeryüzüne düşmeden evvel, atmosferin üst tabakalarında esen rüzgârlar tarafından dünyanın çevresinde birkaç kez döndürülebilir. Böylece radyasyon döküntüleri dünyanın dört bir yanına dağılabilir.
Patlama noktasından 1.000 metre çapındaki alan içerisinde radyasyon çok yoğundur. Ölüme yol açan öteki etkilerden kurtulanlar kanlarındaki akyuvarların hemen hepsini kaybeder. Derilerde yaralar belirir. Bunların hepsi birkaç günden iki üç haftaya kadar varan kısa bir süre içinde kanama nedeniyle ölür. Zararlı ışınlarla karşı karşıya kalan insan bedeninde 13, 16 ve 22 km. uzaklıklarda sırasıyla üçüncü, irinci ve birinci dereceden yanıklar oluşur. Sindirim bozuklukları ve kanamalar daha hafiftir. Fakat asıl bozukluklar daha sonra ortaya çıkar. Saçların dökülmesi, deri yanıkları, kansızlık, kısırlık, çocuk düşürme, sakat doğum…

Dönemin Bilimsel ve Teknolojik Gelişmeleri

1940
 Kari Landsteiner kandaki Rh faktörünü keşfetti. İlk kez tespit edildiği bir maymun türünün (Rhesus) adını taşı¬yan bu faktör, anne kanında bir dizi tepkimeye yol açarak yeni doğan bebekte öldürü¬cü bir hastalığa neden oluyordu.
Fransa′da dört genç rastlantı sonucu Lascaux Mağarası′nı keşfetti. Mağara binlerce yıl öncesinden kalma duvar resimleriyle dolu idi. Karbon 14 testi sonucunda mağaranın MÖ. 15.000-13.000 yıllarından kalmış olduğu anlaşıldı.
Uranyum nötron bombardımanına tutularak ilk yapay element olan neptünyum elde edildi.
ABD ′de ilk renkli TV yayınları başladı.

1941
Lipmann canlı hücrede enerji aktarımı kuramını açıkladı ve ATP′nin oynadığı temel rolü kanıtladı.

1942
Wernher von Braun ilk başarılı roket deneyini yaptı. Von Braun′un çalışmaları Almanya′da askeri amaçlı roketlerin yapımında kullanıldı. İleriki yıllarda ABD′de kurulan NASA da uzay çalışmaları için gereksinim duyduğu roket teknolojisini Von Braun′un çalışmalarından elde etmiştir.
ABD, atom bombası yapımına yönelik olarak gizli Manhattan projesini başlattı. 

       Enrico Fermi, Chicago Üniversitesi′nde atom pili adıyla tanınan uranyum yakıtlı ilk nükleer reaktörü yaptı.

1943
       Verem hastalığının tedavi-sinde etkili ilk antibiyotik olan streptomisin bulundu.

1945
Eckert ve Mauchly ilk otomatik elektronik sayısal bilgisayarı yaptılar.
Arthur C. Clarke, uyduların Dünya′da birbirinden uzakta yer alan noktalar arasındaki iletişim için aktarma istasyonu görevi yapabileceklerini gösterdi.

1946
ABD′li Calvin, yeşil bitkilerin ışık enerjisini, karbondioksiti ve suyu büyümeleri için gerekli olan bileşiklere dönüştürdükleri fotosentez olayındaki kimyasal tepkimeleri ortaya çıkardı.

1947
Ses hızı aşıldı. Roketlerle takviye edilmiş bir uçak saatte 1190 kilometreyi aşmayı başardı. Bu uçuşun ardından birçok havacılık firması sesten hızlı gidebilen uçaklar üretti. Sesten hızlı sivil uçak uçuşları 1976 yılında İngiliz-Fransız ortak yapımı Concorde gerçekleştirdi.
Transistor icat edildi. Elektrik sinyallerinin yükseltilmesini, denetlenmesini ya da üretil-mesini sağlayan bu icadı gerçekleştiren üç bilim adamı 1956′da Nöbet Fizik Ödülü′nü aldı
Frank Libby, arkeologlar, antropologlar ve jeologlar için çok değerli olan radyoaktif karbonla tarihleme (Karbon 14) yöntemini geliştirdi.

1948
Dennis Gabor, holografi düşüncesini geliştirdi. Mercek kullanmaksızın üç boyutlu bir görüntü oluşturma yöntemi olan holografi, uzun yıllar kuramsal olarak kalmış, ancak lazerin kadından sonra gerçekleştirilmiştir.

tarihtendersler.com