Erzurum Kongresi (23 Temmuz – 7 Ağustos 1919) ve Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)

Erzurum Kongresi (23 Temmuz – 7 Ağustos 1919) ve Sivas Kongresi (4-11 Eylül 1919)

Milli mücadele döneminde toplanan kongreler

1. Kars Milli İslam Şurası

:

14 Kasım 1918

2. Kars Milli İslam Şurası

:

30 Kasım 1918

3. Kars Milli İslam Şurası

:

17-18 Ocak 1919

İzmir Müdafaa-i Hukuk-ı Osmaniye
Cemiyeti Kongresi

:

17-19 Mart 1919

1. Balıkesir Kongresi

:

28 Haziran-12 Temmuz 1919

2. Balıkesir Kongresi

:

26-30 Temmuz 1919

Erzurum Kongresi

:

23 Temmuz-7 Ağustos 1919

1. Nazilli Kongresi

:

6-9 Ağustos 1919

Alaşehir Kongresi

:

16-25 Ağustos 1919

Sivas Kongresi

:

4-11 Eylül 1919

3. Balıkesir Kongresi

:

16-22 Eylül 1919

2. Nazilli Kongresi

:

19-23 Eylül 1919

1. Edirne Kongresi

:

16 Ekim 1919

4. Balıkesir Kongresi

:

19 – 21 Kasım 1919

2. Edirne Kongresi

:

15 Ocak 1920

5. Balıkesir Kongresi

:

10 -23 Mart 1920

Lüleburgaz Kongresi

:

31 Mart – 2 Nisan 1920

Büyük Edirne Kongresi

:

9 -13 Mayıs 1920

Afyonkarahisar Kongresi

:

2 Ağustos 1920

ERZURUM KONGRESİ ( 23 Temmuz-7 Ağustos 1919)

Mustafa Kemal Amasya’dan Sivas’a geldi.Sivas’ta yapılacak kongre hazırlıklarını başlattı ve Erzurum’a doğru yola çıkarak 3 Temmuz 1919’da Erzurum′a geldi.Doğu Anadolu Cemiyeti burada bir kongre düzenliyordu.
Bu kongre şunun için toplanıyordu.
♦Ermeni ve Rum iddialarının yanlışlığını tüm dünyaya duyurma
♦Bu iki gruba karşı birlikte hareket etme
Mustafa Kemal bu kongreye asker olduğu için katılamazdı.8-9 Temmuz gecesi sarayla yaptığı bir telgraf görüşmesinde askerlik mesleğinden istifa etti.Şimdi kongreye katılabilirdi fakat hangi ilin delegesi olarak katılacaktı.Erzurum delegelerinden biri istifa ederek hakkını Gazi’ye devretti.Böylece Mustafa Kemal Erzurum delegesi olarak kongreye katıldı.23 Temmuz’da açılan kongreye 56 delege katıldı.38 delege Mustafa Kemal’e oy vererek onu başkan seçti.7 Ağustos’a kadar çalışan kongre 11 maddelik kararlarını 10 maddelik beyanname ile halka duyurdu.Bu kongreye Reddi İlhak Cemiyeti gözlemci olarak katılmıştır.

Duyurulan beyannamede
♦Trabzon vilâyeti (Rize-Trabzon-Gümüşhane-Giresun-Ordu) ile Samsun sancağı ve doğu illeri (veya Altı-İl) adını taşıyan Erzurum(Ağrı-Erzurum Kuzey Bingöl-Mardin ve Siverek), Mamuretilaziz (Batı Tunceli-Elazığ-Adıyaman-Malatya), (Hakkari ) ile Van ve Bitlis (Muş, Siirt, Güney Bingöl) vilayetleri ve bölge içindeki müstakil sancaklar, hiçbir sebep ve bahane ile birbirinden ve Osmanlı topluluğundan ayrılmak imkanı düşünülemez, bir bütündür. Bunlardaki İslamlar, birbirini karşılıklı sevip sayan “Öz kardaştırlar”
♦Osmanlı vatanının bütünlüğünü ve milli istiklalin sağlanıp, Saltanat ve Halifelik makamının dokunulmazlığı için, milli güçleri yürür ve milli iradeyi hâkim kılmak ana gayedir.
♦Her türlü işgal işlerimize karışma, Rumlar ile Ermenilik kurulması gayesine yönelmiş sayılacağından, bunlara karşı hep birlikte korunma ve karşı koyma esası benimsenmiştir. Hıristiyan unsurlara, yeni imtiyazlar tanınmayacaktır.
♦Başkentteki hükümetin galip devletlerin baskısı ile buraları bırakması ihtimaline karşı, Saltanat ve Halifelik makamına bağlı ve milli haklar ile varlığımızı yerine getirecek tedbir ve kararlar alınmıştır.
♦Yurdumuzda yaşayan gayrimüslimlerin, Osmanlı kanunları ile tanınan kazanılmış haklarına riayet ederiz. Mal, can ve ırzlarının korunması, kanunlarımızda yer almıştır. Kongremizce de, bu esas benimsenmiştir.
♦30 Ekim 1918 mütarekesi ile kesilen milli hudutlarımız içinde, çokluğu ve üstünlüğü elinde tutan İslamlar din-kardeşi ve ırktaştırlar. Bu yüzden, oturduğumuz ülkenin bölüşülmesinden vazgeçilmesini, tarih ve din ile milli haklarımıza saygı gösterilmesini, bunlara aykırı kararlar alınmamasını bekliyoruz.
♦Altıncı maddede açıklanan milli sınır içinde, milliyet esaslarına saygılı ve istila emeli besleyen herhangi bir devletin teknik, endüstri ve iktisadi yardımını sevinerek karşılarız. Bu şartları içine alan bir barışın acele kararlaştırılması da, milli emelimizdir.
♦Milletlerin kendi kaderlerini kendilerinin belirttiği bu çağda, merkez hükümetinin, milli meclisi hemen toplaması ve millet mukadderatını milli meclisin denetimine bırakması mecburidir.
♦Yurdumuzun karşılaştığı acılar ve olaylar ile hep aynı milli gayeler için kurulan cemiyetlerin birleşme ve anlaşmasından, Şarkı Anadolu Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adlı umumi bir bütünlük kurulmuştur. Bu cemiyet, her türlü particilik akımlarından uzak olup, bütün İslam yurttaşlar, bunun tabii azasıdır.
♦Kongre tarafından seçilen bir Temsil Heyeti, kabul edilip köylere ve vilayet merkezlerine değin var olan milli teşkilat birleştirilip teyit edilmiştir.

KONGRENİN ÖNEMİ VE SONUÇLARI
İlk defa milli sınırlardan bahsetmiştir.
♦Mustafa Kemal′in katılması bölgesel olmasına rağmen ulusal kararlar almalarına neden olmuştur.
♦Millet iradesine dayanan yeni bir devlet kurulacağını açıklamıştır.
♦Millet iradesinin padişah ve halifeyi de kurtaracağını açıklayarak halktan gelebilecek tepkiler önlenmeye çalışılmıştır.
♦Temsil heyeti seçilmiş başkanlığına Mustafa Kemal getirilmiştir.
♦Amasya’da bahsedilen milli heyetin seçimi bu kongrede tüm yurdun temsilcileri tarafından olmasa da seçilmiş ve bu heyete bir hükümet gibi görev yapma yetkisi verilmiştir.
♦Azınlıklara verilen haklara tepki gösterilmiştir.
♦Sivas Kongresi için ön hazırlık olmuştur.
♦Ulusal birlik için önemli bir adım atılarak doğudaki cemiyetler birleştirildi.
♦İlk defa geçici bir hükümetten bahsedildi.
♦Manda ve himayeye ilk kez karşı çıkılmıştır.
♦Egemenlik ve bağımsızlık şartsız olarak ilan edilmiştir.
♦İstanbul’un Mustafa Kemal ve arkadaşları üzerindeki baskısı artmıştır.
♦TBMM’nin açılış gerekçesi bu kongrenin karalarında yatmaktadır.
♦Mudanya Ateşkes Antlaşması ve Lozan Barışı’nın bağımsızlığı savunan düşüncesi ilhamını bu kongreden alır.
♦Amasya Genelgesi’nde yayınlanan esaslar ilk kez bu kongrede halkın seçtiği temsilciler tarafından benimsenip karara bağlanmıştır.
♦Mebusan meclisinin toplanması istenmiştir.
♦Doğu Anadolu’nun ve Karadeniz Bölgesi’nin Türk olduğunu Osmanlıdan ayrılamayacağını açıklamıştır.
♦Mondros’un hükümlerine İstanbul hükümeti uysa bile milletin uymayacağı kararı alınmıştır.
♦Amasya’da yer alan “Milletin istiklalini milletin azmi ve kararı kurtaracaktır.” ifadesi bu kongrede “Milli güçleri yürür milli iradeye egemen kılmak ana gayedir.” şeklinde karara bağlanmıştır.
♦Kongrede alınan kararlar milli mücadelenin temelini oluşturmuştur.
♦Batı Anadolu’daki cemiyetlere örnek olmuş onların çalışmalarına hız kazandırmıştır.
♦Milli güçleri yürür hale getirme kararıyla kendi başımıza kurtuluşu hedeflemiştir.

I.BALIKESİR KONGRESİ (28 Haziran-12 Temmuz 1919)
Yunan kuvvetlerinin İzmir′e çıkması üzerine halkın teşkil ettiği Kuvayı Milliye′nin ve bunlara katılan küçük ordu birliklerinin meydana getirdikleri milli cepheler zamanla büyüdü ve gereksinimleri de geniş ölçüde arttı. 29 Mayıs 1919′da Ayvalık′ta, 9 Haziran 1919′da Soma′da ve 23 Haziran 1919′da Akhisar′da kurulan cepheler bir süre sonra birleşerek ′Şimal Cephesi′ adını aldı. Diğer taraftan 12 Haziran 1919′da Aydın ve 22 Haziran′da Salihli cepheleri kuruldu. Bu cephelerin tam bir teşkilat halini almasında Karesi Mebusu Mehmet Vehbi Bolak ve Karesi eski Mutasarrıfı Hacim Muhittin beyler büyük rolu vardır.
Balıkesir Kongresi ilk kez 27 Haziran-13 Temmuz 1919 tarihleri arasında Mehmet Vehbi Bolak başkanlığında toplanmış,”Heyet-i Merkeziye” başkanlığına Hacim Muhittin Bey seçilmiştir.

II.BALIKESİR KONGRESİ (26-31 Temmuz 1919)
Yunan’ın İzmir’i işgalinden sonra yöre halkı küçük çaplı kongreler düzenlemiştir.Daha sonra Reddi İlhak Cemiyeti l. Balıkesir Kongresi’ni düzenledi.
Alınan kararlarda
♦Yunanla mücadele edilecek
♦Padişaha bağlı kalınacak
♦Bölgesel güçler birleştirilecek
♦Herkes askerlik göreviyle yükümlendirilecek
♦Asker kaçakları sürgün edilecek.

ALAŞEHİR KONGRESİ (16-25 AĞUSTOS 1919)
Bu kongre Ege’deki teşkilatlar tarafından I.Balıkesir ve Erzurum Kongresi kararlarını görüşmek için toplanmıştır.

Burada alınan kararlara bakıldığında
♦Erzurum Kongresi kararları benimsenecek
♦Yunan’a karşı ölünceye kadar mücadele edilecek
♦Batı Anadolu’daki cemiyetler birleştirildi.
♦Askere alma ve silah temini gibi işleri kongre yapacak.
♦Tespit edilen hattın doğusuna düşman geçirilmeyecek.
Bu kongrede Batı Anadolu’daki cemiyetler birleştirilerek bir savunma hattı oluşturulmuştur.Böylece bu kongrelerden sonra Batı Cephesi kurulmuş oldu.

III.BALIKESİR KONGRESİ (16-22 EYLÜL 1919)
Hacı Muhittin Bey tarafından toplanıp Sivas Kongresi kararlarını benimsediklerini açıklamışlardır.Bu da Batı Anadolu’daki teşkilatın Mustafa Kemal’in emrine girdiğini gösterir.

SİVAS KONGRESİ (4-11 Eylül 1919)

Erzurum Kongresi bittikten sonra Sivas Kongresi hazırlıklarına başlandı.Sivas Kongresi’nintoplanmasını iki şey tehdit ediyordu.
♦İtilaf devletlerinin Sivas’ı işgal etme ihtimalleri.
♦Elazığ Valisi Ali Galip’in İstanbul’un emriyle kongreyi basacağı
Birinci tehdit pek dikkate alınmadı.İkinci tehdit üzerinde duruldu.Kazım Karabekir bu konuda gereken tedbirleri aldı.Ayrıca Sivas Valisi Reşit Paşa da İstanbul’u dinlememiş ve gereken desteği vermiş, gereken tedbirleri almıştır.
Sivas Kongresi’nde iki mesele fazlaca tartışılmıştır.
♦Amerikan mandası
♦Kongreye başkanlık meselesi
Mustafa Kemal 2 Eylül’de Sivas’a geldi.4 Eylül’de kongre toplandı.İstanbul hükümetinin çalışmaları fayda göstermiş katılım istenildiği gibi olmamıştır.Bazı kişiler Mustafa Kemal′in başkanlığını istemediyse de o başkan seçildi ve bir açılış konuşması yaptı.
Konuşmasında
♦Mondros’un hükümlerinin aleyhimize işlediğini,
♦Ermenilerin doğuyu sahiplenmek istediklerini,
♦Yunan’ın Batı Anadolu′yu almak istediğini,
♦İstanbul hükümetinin galip devletlerin merhametine sığındığını,
♦Ecnebi mandaterliğinin kesinlikle reddedilmesi gerektiğini,
♦Meclisi mebusanın açılması gerektiğini,
♦Ferit Paşa hükümetinin reddedilmesi gerektiğini söyledi.
♦Erzurum Kongresi hakkında bilgi verdi.
8 oturumda yapılan kongrede Erzurum Kongresi karaları ufak değişiklikler yapılarak aynen benimsedi.
♦Mütareke 30 Ekim 1918’de imzalanırken milli sınırlar içinde sayılan anayurt, bir bütündür, parçalanmaz, bölünüp ayrılmaz. Bu sınırlar içindeki Müslümanların hepsi “öz kardaştırlar”
♦Osmanlı topluluğunun bütünlüğü ve milli istiklalimizin sağlanması, hilafet ve saltanatın korunması için, milli kuvvetleri ve milli idareyi hâkim kılmak esası kesindir.
♦Osmanlı ülkesinin herhangi bir bölgesine yapılacak işgal ve müdahaleye yani yurdumuzda birer Rumluk ve Ermenilik kurulması düşüncesine karşı Aydın-Manisa-Balıkesir Cephelerinde olduğu gibi birlikte koruma ve karşı koyma esası kabul edilmiştir.
♦Öteden beri aynı yurtta yaşadığımız bütün gayrimüslimler, her türlü eşitlikten faydalanacaklar ve bu unsurlara, siyasi hâkimiyetimizi ve içtimai dengemizi bozacak imtiyazların verilmesi kabul edilemez.
♦Osmanlı Hükümeti,(Ferit Paşa’nın Mayıs 1919’da beyanatta bulunup doğuyu Ermenilere bağışlaması gibi) bir siyasi baskı karşısında yurdumuzun herhangi bir bölümünü bırakmak veya ihmal etmek zorunda kalırsa, saltanatla vatan ve milletin bütünlüğünü sağlayacak her türlü tedbir ve karar alınacaktır.
♦İtilaf devletlerince, 30 Ekim 1918’de mütareke ile tanınan milli sınırlar içindeki halkımızın dini, içtimai, harsi birliğini ve yurt bütünlüğümüzü bozacak karar alınmasına itiraz edilecektir.
♦Milletimiz, insani ve çağdaş gayeleri tebcil ederek, fenni, sınai ve iktisadi ihtiyaçlarımız olduğunu bilir. Buna göre, devletimizin iç ve dış istiklalini ve yurdumuzun bütünlüğünü korumak şartıyla ülkemize karşı istila ülküsünü beslemeyen herhangi bir devletin teknik, endüstri ve ekonomik yardımlarını sevinçle karşılarız. Ayrıca bu şartlara uygun adil ve insancıl bir barışın acele kararlaştırılması, insanlık ve dünyanın selameti adına milli isteğimizdir.
♦Milletlerin kendi mukadderatını kendilerinin belirlediği çağımızda, merkezdeki hükümetimizin de, milli iradeye tabi bulunması gerekir. Bu bakımdan hükümetin, milli meclisi vakit geçirmeden toplanması ve milletin, yurdun mukadderatı hakkındaki kararlarını milli meclisin murakabesine sunması mecburidir.
♦Yurdumuzun ve milletimizin uğradığı mezalim ve acılar yüzünden, aynı gayelerle milli vicdandan doğan yurtçu ve milliyetçi cemiyetlerin birleşmesiyle, bu defa Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştur. Bu cemiyet, her türlü particilik akımından ve şahsi ihtiraslardan büsbütün uzaktır. Bütün Müslüman yurttaşlarımız bu cemiyetin tabii azasıdır.
♦Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin 4 Eylül 1919’da Sivas’ta toplanan Umumi Kongresi tarafından, kutlu ülküyü gerçekleştirmek ve umumi teşkilatı idare için, bir temsil heyeti seçilmiştir. Ayrıca köylerden il merkezlerine değin, bütün milli teşkilat güçlendirilip birleştirilmiştir.

KONGRENİN SONUÇLRI VE ÖZELLİKLERİ
♦Erzurum Kongresine göre genişletilmiş ve millileştirilmiştir.
♦Bütün cemiyetler birleştirilerek tek bir cemiyet oluşturulmuştur.
♦Kongre Ali Fuat Cebesoy Paşa’yı Batı Anadolu Umumi Kuvva-i Milliye komutanlığına atamıştır.
♦Bu da kongrenin yürütme görevini eline aldığını ve bir hükümet gibi görev yaptığını gösterir.
♦Kongreye ABD temsilcileri gözlemci olarak katılmış, bu da Amerikan mandasının gündeme gelmesine neden olmuş ve bu konu kongreyi fazlaca meşgul etmiştir.
♦Kesin olarak tam bağımsızlık kabul edilerek bu konu bir daha tartışılmamış ve hedef belli olmuştur. Ya istiklal ya ölüm.
♦Propaganda için İrade-i Milliye adlı bir gazete çıkarılmıştır.
♦Temsil Heyeti tüm yurdu temsil etme ve yürütme görevini ve gücünü de üzerine almıştır.
İlk defa Anadolu’da gücünü halktan alan bir otorite doğmuştur.(Temsil Heyeti)
♦Başkanlık meselesi çok tartışılmış, kongreyi meşgul etmiş, Mustafa Kemal’in başkan seçilmesiyle başkanlık meselesi son bulmuştur.
♦Milli sınırlar yeniden ortaya konmuştur.
♦Mebusan meclisinin toplanması bir daha istemiştir.
♦Ulusal egemenlik kavramı kullanılarak cumhuriyete giden yol açılmıştır.
♦Ali Galip’in tehdidi altında toplandığı ve Erzurum ♦Kongresi kararları aynen benimsediğinden kısa sürmüştür.
♦Mustafa Kemal′in ulusal direnişi birleştirme düşüncesi burada gerçekleşmiştir.
♦Amasya’da bahsedilen her türlü tesir ve baskıdan uzak milli heyetin seçimi burada gerçekleşmiştir.
♦Kongreden sonra Damat Ferit’e kesin cephe alınmış, Damat Ferit Anadolu’dan gelen baskı sonucu istifa etmek zorunda kalmıştır.
♦Mondros’un hükümlerine uyulmayacağı açıklanmıştır.
♦Erzurum Kongresi kararları millileştirilmiştir.

TEMSİL HEYETİ’NİN GÖREVLERİ
♦Askeri güçlerin toplanmasını sağlamak
♦Ulusal meclisin açılmasını sağlamak
♦Askeri ve sivil makamlara gereken emirleri vermek
♦Seçimlerin yapılmasını sağlamak
♦Gerekirse geçici hükümeti kongre adına seçmek
♦Milli mücadele için gereken ne varsa yapmak

SİVAS KONGRESİ’NDEN SONRAKİ GELİŞMELER
Mustafa Kemal Ferit Paşa hükümetine karşıdır ve her fırsatta onun çekilmesini istemiştir.İtilaf devletlerinin baskısı ile Ferit Paşa hükümeti Sivas Kongresi’nin toplanmaması için elinden geleni yapmıştı.Kongreden sonra Mustafa Kemal padişaha kongre hakkında bilgi vermek istedi.Ayrıca Ferit Paşa’yı da şikâyet edecekti.Fakat Damat Ferit bu telgrafı engelledi.Bu da bardağı taşıran son damla oldu ve Mustafa Kemal hükümetin yanlışlarını sıraladı.
Bunlar

♦Kongreyi bastırmak istediğini
♦Sarayla haberleşmesini engellediğini
♦Cinayetler işlediğini
♦Etnik grupları ayaklandırdığını
♦Birlik bütünlüğü bozduğunu
♦İtilaf devletleri ile işbirliği yaptığını
♦İngiliz muhibbiler cemiyeti için çalıştığını
Yaptığı ilk iş Anadolu ile İstanbul’un haberleşmesini kesmek oldu.Bu olay Temsil Heyeti’ni Anadolu′da tek başına otorite yapıyordu.Anadolu′da ailelerinden haber alamayan askerler durumdan şikâyet etmeye başladılar. Yapılan baskılara dayanamayan Damat Ferit 2 Ekim 1919’da istifa etti.Bu, Temsil Heyeti’nin İstanbul hükümetine karşı kazandığı ilk zafer oldu.Padişah hükümet kurma görevini Ali Rıza Paşa’ya verdi.Ali Rıza Paşa İstanbul′da hükümet kalmanın şartının Anadolu′ya bağlı olduğunu gördü.İşte bu yüzden mektuplaşma yoluyla Mustafa Kemal’le uzlaşma yoluna gitmeye çalıştı.
Mustafa Kemal
♦Erzurum ve Sivas Kongreleri kararlarına saygı gösterilmesini
♦Ulusal çıkarlara ve ulusal örgütlere karşı çıkılmamasını
♦Mebusan meçlisinin açılmasını
♦Barış görüşmelerine gidecek temsilcilerin halkın güvenini kazanmış kişilerden seçilmesini
♦Şartlarıyla hükümetini destekleyeceğini açıklamıştır.Uzlaşıldıktan sonra haberleşme yasağı kaldırıldı.

https://www.tarihtendersler.com