DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK RESİMLER İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

RESİMLER

İLETİŞİM

 

                                                                                                                                      
   Atatürk’ün Hatay Meselesi’ndeki Barışçı Siyaseti
 Son Güncelleme: 23.04.2017    

katılacak bir kaç arkadaşla beraber Hatay’a gireceğini ve oradaki mücahitlerle meseleyi yerinde ve içten halletmeye çalışacağını açık ve samimi bir dille ifade etmişti 29. Yine Atatürk, bir akşam sivil arkadaşlarından birisinin : 30Paşam, ne diye kendinizi bu kadar üzüyorsunuz? Yarın bir tümen asker yollasanız Hatay’ı alırsınız. Almanlar Renani’ye girdiler de sanki Fransızlar ne yaptılar? Renani için harekete geçmeyenler, Suriye’nin bir sancağı için mi Türkiye ile harbe kalkışacaklar?” demesi üzerine, gözleri birden  durarak ve durularak: “Evet, yarın sabah bir tümen asker yollasam, Hatay’ı alabilirim. Renani için harekete geçmeyen Fransızlar, bir Suriye sancağı için bizimle harbe girmezler. Bunu da bilirim. Fakat ya bu sefer, şeref ve namus meselesi yaparlarsa? Milletler belli olur mu? Ben bir sancak için Türkiye’yi harp tehlikesine sokmam,” diye cevap vermişti.
            Bu sıralarda Avrupa’da uluslararası münasebetler gergin bir hal almıştı. Almanya’nın 1938 Martı’nda Avusturya’yı ilhak etmesi üzerine, Avrupa’da kuvvet dengesi Mihver Devletleri’nin lehine değişmeye başlaması, anti-revizyonist devletlerin Türkiye’ye olan ihtiyacını arttırmıştır. Bu gergin durum karşısında Fransa, Ortadoğu’nun en güçlü devleti ve boğazların kuvvetli bir bekçisi olan Türkiye ile ilişkilerini düzeltmek ihtiyacını hissetmişti. Ayrıca Avrupa’da savaş ihtimalinin artması, Hatay hakkında yapılan görüşmelerde Fransa, Türk haklarının teslimine mecbur olmuştu. Antakya’da Türk ve Fransız askeri heyetleri arasında yapılan görüşmeler sonunda 3 Temmuz 1938’de imzalanan bir anlaşma ile Hatay’ın toprak bütünlüğü ve siyasi statüsünün iki devlet tarafından korunması ve bu amaçla her iki devletin de Hatay’a 2500’er kişilik askeri kuvvet göndermesi kabul edilmiş ve bunun üzerine 5 Temmuz 1938 günü saat 05.00’te Türk ordusu iki koldan Hatay’a girmişti 31.
            Türkiye ile Fransa arasındaki bu yakınlaşmadan sonra, 24 Ağustos 1938’de Türk ve Fransız ordularının garantisi altında Hatay’da Millet Meclisi seçimi yapılmıştır. Bu seçimlerde Türkler 40 milletvekiliğinden  31’ini kazanmıştır 32. Seçimlerden sonra 2 Eylül 1938 günü Hatay  Millet  Meclisi ilk toplantısını yaparak, bağımsız devlet için “Hatay Cumhuriyeti” adını kabul etmişti. Yeni devletin resmi dili Türkçe ve Arapça olduğu halde, bütün milletvekilleri Türkçe yemin etmişlerdi. Bundan sonra Meclis, Hatay Cumhurbaşkanlığına, Atatürk’ün adayı olan Tayfur Sökmen’i seçmiştir 33.
                          :
29 Enver Ziya Karal, Atatürk’ten Düşünceler, İstanbul, 1981, s.18.
30 Falih Rıfkı Atay, Çankaya, İstanbul, 1984, s. 488-489.
31 Yeni Adana, Sayı: 4552 (5 Temmuz 1938 ), Adana 1938, M.Gönlübol-C.Sar,a.g.e., s.131-31; Fahir Armaoğlu, a.g.e 359; Mehmet Tekin, Hatay Tarihi, Antakya, 1993, s.198.
32 Milletvekili dağılımı şu şekilde idi: 31’inin Türk (22 Sünni + 9 Alevi ), 2’sinin Arap, 5’inin Ermeni ve 2’sinin Rum-Ortodoks, bu hususta bazı kayıtlarda 40 milletvekilinden, 22’sinin Türk olarak geçmesinin sebebi ise, Fransa’nın Alevi cemaatini Türk olarak göstermemesinden kaynaklanmaktaydı. Fransa bu konuda Milletler Cemiyetini bile yanıltmıştır. Bu konuda bkz. Tayfur Sökmen, a.g.e., s.108; Mehmet Tekin, Hatay Tarihi, s.203.
33 Yeni Adana, Sayı: 4603 (3 Eylül 1938), Adana 1938, Fahir Armaoğlu, a.g.e., s. 351; Tayfur Sökmen a.g.e., s.108

1 2 3 4 5 6 7 8