DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK FOTOĞRAFLAR İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2019 Makale Arşivi

2018 Makale Arşivi

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

FOTOĞRAFLAR

İLETİŞİM

 



 

                                                                                                                                      
   Türklerin Kayıp 150 Yılı
 Son Güncelleme: 26.02.2020    

 
Hüys Tolgoy Yazıtı
    

      Üçüncü kaynağımız ise 1970’lerde varlığından haberdar olunan, bugüne kadar gözlerden ırak kalmış, çözümü bekleyen, Türk ve Moğolistan tarihi için belki de en ilginç yazıtlardan birisi olan Hüys Tolgoy Yazıtı’dır.
     Biri Moğolistan Tarih ve Arkeoloji Enstitüsü’nün deposunda, diğeri de bahçesinde olmak üzere Brahmi (Hint) harfli iki yazıt bulunuyor. Bugüne değin her iki yazıtın da, ne tarihlendirilmesi, ne de çözümlenmesi konusunda bir ilerleme sağlanamamıştır. Yazıtın kime ve hangi döneme ait olduğu kesin olarak bilinemese de akla ilk gelen, Birinci Türk Kağanlığı’dır. Bunun sebebi ise, birinci kağanlıktan kalma Bugut Yazıtı’nın da bir yüzünün Brahmi harfleriyle yazılmış olmasıdır. Bir İndolog, bir Soğdcacı, bir Türkolog ve bir Altayistten oluşan ekibimiz yazıtı yerinde ziyaret etmiştir.
     Yazıtın metni ekibimizden Dieter Maue tarafından arkeoloji müzesinin deposunda dikkatle incelenmiştir. Söz konusu yazıt Türk Kağanlığı’na ait ilk elden önemli bilgiler içeriyor. Bugüne kadar çözülememiş ve çevirisi yapılamamış olan yazıt ilk kez ekibimiz tarafından çözülmüş ve çeviri denemesi yapılmıştır. Var olan içeriğe göre yazıt, Kül Tėgin ve Bilge Kağan yazıtlarından en az 100 yıl evvel dikilmiştir.
 
Terracotta’da Türkçe Yazıt
     Türkler ve sonra Uygurlar, Tang Hanedanı döneminde en ihtişamlı günlerini yaşayan Çin’in başkenti Çang-an (Şian) ile her daim alışveriş içerisinde olmuşlardı. Moğolistan’da Türk devletine son veren ve aynı bölgede devlet kuran Uygurlar, Tang ile çok sıkı ilişkiler içerisindeydiler. Bu iyi ilişkiler çerçevesinde Yağlakar Hanedanı’nın son yıllarında, 794’te Çang’an şehrine gelip buraya yerleşen ve Çin adına çeşitli askerî görevler alan bir Uygur prensi, hayatının baharında, yeni geldiği topraklarda daha birinci yılındayken bir hastalık dolayısıyla vefat etmişti. Prensin yaptıklarını hayranlıkla karşılayan imparator onun adına Çin usulünce, tablet şeklinde küçük bir yazıt hazırlatır. Toplam 17 kısa satırdan oluşan yazıtın bulunduğu tabletin büyük bölümünde, yazıtla örtüşen Çince bir metin de var. Yazıt 2011 yılında bulunmuşsa da 2013 yılında internet ortamında ulaşılabilir hale geldi. Bugüne kadar başta C. Alyılmaz ve V. Rybatzki’ye ait olmak üzere çeşitli yayınları var. Yazıtın 2014’ün Şubat ayında bulunduğu müzede yaptığım çalışmaya dayanan, düzeltilmiş ikinci transkripsiyonu sağdaki tabloda gösteriliyor.
     Sonuç olarak Türklerden kalan belgelere göre Türk dili ve tarihi son 50 yıla kadar yalnızca “Göktürk Yazıtları”ndaki bilgilere göre yorumlanabiliyordu. Şimdi birincisi 1970’ten beri bilinen Bugut Yazıtı, ikincisi ise 2014’ten beri (ekibimiz tarafından çözümlenen) Hüys Tolgoy Yazıtı aracılığıyla, Kül Tegin ve Bilge Kağan yazıtlarından 150 yıl önce Türk hakanları ve yaptıkları işler hakkında bilgi edinmiş oluyoruz. Bu belgelerin Çin kaynakları ile destekli olarak yeni yorumları, Türklerin eski tarihi konusunda ufuk açıcı yenilikler getirecektir. Prof.Dr. Mehmet ÖLMEZ

1 2 3 4