DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK FOTOĞRAFLAR İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2019 Makale Arşivi

2018 Makale Arşivi

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

FOTOĞRAFLAR

İLETİŞİM

 



 

                                                                                                                                      
   Marco Polo’nun Destansı Yolculuğu
 Son Güncelleme: 26.02.2020    

 
Çığır açan bir kitabın doğuşu
     Marco Polo’nun macera dolu seyahatini konu alan kitap kısmen, Avrupalılar için dünyanın çok uzak noktalarına dair merak uyandıran bilgiler vermesinden dolayı kısa sürede çok satan haline geldi. İpek Yolu’nun geçtiği diyarlardan hikayeler daha önce pek çok kez anlatılmış olsa da Marco Polo’nun Çin ve çevre yerler hakkında sağladığı bilgi zenginliği dönemi için eşi benzeri görülmemiş nitelikteydi.
     Marco Polo’nun Gezileri, gerçek ve kurgunun birbirine karıştığı hikayeleriyle kısa sürede ünlü olmuş hatta dillere düşmüştü. Kitapta geçen bu tarz bir hikâyede makarna veren bir ağaçtan bahsediliyordu. Bunun yanlış bir yorumlama olduğu açıktı zira Polo makarnanın ağaçta yetişmediğini çok iyi biliyordu. Kitapta Sumatra’da yaşayan karnı aç yamyamlar ve devasa tek boynuzlu atlar olduğundan Angaman adı verilen bir adada ise köpeğe benzer kafaları olan insanlar yaşadığından bahsediliyordu.

 Anlatılan hikayeler böylesi masalsı olmasa bile kaynakları belirsizdi. Polo’nun yolculuğuna dair verdiği bilgilerin tek kaynağı yine kendisiydi dolayısıyla Poloların anlatılan olayı bizzat kendileri mi yaşadığı yoksa bölge insanından mı duyduğu bilinemiyordu. Kulaktan dolma söylentilerin Polo’nun bizzat şahit olduklarıyla tutarsız bir üslupla birleşmesi bazı yorumcular tarafından uydurma olarak atfedilmişti. Polo, sarayının zemini iki parmaktan daha kalın altınla kaplı Cipangu diye bir yerden bahsediyordu. Birçok tarihçi Cipangu’nun Japonya olduğunu düşünüyor ancak Polo’nun Japonya’ya hiç gitmediği biliniyor. Böylesi anlatıların genellikle başkasından duyulma olduğuna inanılıyor yine de çoğu tarihçi Polo’nun Çin’e dair anlattıklarının otantik ve deneyimlenmiş olduğunu düşünüyor.
     Kitap okuyucular için ticareten de ilgi çekiciydi. Okuyucular uzak diyarlara dair tuhaf ve fantastik detaylar sunmakla kalmıyor aynı zamanda uluslararası ticaretle ilgili tüccarlara da pratik bilgiler sunuyordu. Polo’ya göre Çin bir “tüccar cenneti”ydi.
     Polo’nun üretilen ürünleri ve bunların nasıl taşınabileceğini kaydetmedeki istekliliği dönemin ruh halini de büyülemişti. Kitabın sağladığı bilgi Doğu Asya haritasını geliştirecek bu da ticari ilişkileri besleyecekti. Marco Polo’nun eseri onun adımlarını takip edip Çine gidecek ve geriye yeni birçok bilgi getirecek gezginlere de ilham vermişti. Bu bilgiler Rönesans’a ve 1400’lerdeki keşifler çağına doğru ilerleyen Avrupa’nın dünyanın geri kalanına dair merakını uyandırmıştı.
    1557’de Çin’deki Ming hanedanlığının hükümdarları Portekizlilerin Makao’da kalıcı bir yerleşim kurmasına izin verdi. Bu Cizvit rahip Matteo Ricci’nin Çin’de yapacağı misyonerlik faaliyetlerine de yol tanımıştı. Ülkeye dair derin bilgisi onun ve diğer Cizvitlerin Çin inanç ve geleneklerini Batı’ya açıklamasına olanak tanıdı. Marco Polo, babası ve amcasının iki yüz yıl önce inşa etmeye başladığı kültür köprüsü Doğu ve Batı arasında bağlantı kurmaya devam ediyordu.genelturktarihi.net

1 2 3 4