DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK RESİMLER İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

RESİMLER

İLETİŞİM

 

                                                                                                                                      
   Asabiye Ve Devlet
 Son Güncelleme: 01.11.2014    

Öyleyse, Nesebî Asabiye′de toplumu birbirine bağlayan, Devlet′i kuran ve ayakta tutan irâde, aynı soya bağlı ve/veya âit olmaktan, daha sahîh bir ifâde ile, aynı dil ve/veya kan kökünden olmaktan ve/ya öyle hissetmekten kaynaklanırken, Sebebî Asabiye′de Devlet′i kuran değil ama ayakta tutan irâde daha karmaşık bir fonksiyonellik kazanmakta ve esas îtibâriyle neseb, kan veya soy bağı duygusu yerine, daha ziyâde gelişmiş ve daha ziyâde karmaşıklaşmış sosyal münâsebetler örgüsünün gereklerinden olan ilişkilerden ileri gelen daha yüksek yüksek seviyede bir içtimâî irâde olmaktadır ki buna "Sosyal Mukavele" de diyebiliriz. 

Neseb Asabiyesi′nde aynı nesebden, aynı soydan gelmek, soydaş ve hattâ kandaş olmak kaçınılmaz bir şart olduğu halde, Sebep Asabiyesi′nde böyle bir şart yoktur; hattâ bu asabiye zâten bu şartın yokluğunun bir ürünüdür. Neseb ve sebeb asabiyeleri arasında yaratıcılık ve harekete geçiricilik bakımından fark yoktur. Önemli olan, bu bağdaki ′sıkılık′ ve ′hayatiyet′tir.

 

Ancak, yine de, Haldûn için "Asabiye(t)" sâdece soydan gelen bağlılıktır ve her şeye rağmen, "mülk ve büyük hanedanlık sadece kabile ve asabiyetle hasıl olur."

Fakat bir cemiyeti ve bir devleti ayakta tutmak için sâdece asabiyet gibi tek başına din de yetmez; bunun yanında, "iyi hasletler" yâni "Adâlet" de şarttır [Mukaddime., II.XX]. Bir mülkün elden çıkması, bu iyi hasletlerin bozulmasıyla birlikte başlar. Nitekim, Haldûn, devletlerin kuruluştan çöküşe dek geçen süredeki tavır ve hâl değişmelerini tasnif ettiği fasılda, [Mukaddime., III.XVIII], çökme safhası olan beşinci safhada, çöküş sebepleri olarak asabiyetin ihmâl edilmesi yanında, yozlaşan idârecilerin bu iyi hasletlerini terketmesini de vurgu ile belirtmektedir.

 

İmdi: Devlet ve Toplum hayatı için çok önemli olmasına rağmen, dikkat edilmelidir ki, Din tek başına ne bir mülk kurmaya ve ne de Mülk′ü elde tutmaya yeterlidir. Çünkü, "Dinî dâvet (dahi - D.H.) asabiyeye dayanma­dan tamamlanmaz" [Mukaddime., III.VI]. Bu hususta, yukarıda zikredildiği gibi, Hz. Peygamber′in bir hadîsine mürâcaat eden Haldûn, "Evvelce de geçtiği gibi sahih bir hadiste, ′Allah, kavminin himayesine ve desteğine sahip olmayan bir peygamber göndermemiştir′ buyrulmuştur. Harikulade hallere sahip olma, en çok kendilerine ya­raşan peygamberler için bile bu durum söz konusu olursa, (zafer için) kendilerinden harikulade haller verilmeyen kimselerin asabiyet olma­dan nasıl galip gelecekleri düşünülmeye değer bir husustur" demektedir.

 

Ama bu sebep asabiyesinde bir husus yine çok önemli; devleti kuran nesep asabiyesi geri plana çekilmiştir, ama yok olmamıştır, görünmez bir fon gibi arkada durur. Devleti kurduğu gibi, devleti bütün ömrü hayatı boyunca da en büyük sadâkatle ayakta tutacak olan da o nesep asabiyesidir. Günün birinde devletin başına büyük felâketler geldiği zaman da, o devleti canı ile, kanı ile müdâfaa edecek olan da aslında yine bu kurucu asabiyedir.


         Bu konuyu tarihimiz ile açıklamak gerekirse, Selçuklu Devleti, Oğuzların Kınık Boyu tarafından Oğuz Türk asabiyesi (Neseb, soy asabiyesi) üzerine kurulmuştu. Bir süre sonra başka milletleri, devletleri hakimiyetleri altına aldılar. Bu toplumları bayrağı altında tutabilmek için ise sebep asabiyesine geçtiler. Sebep asabiyesine geçen devlet yıkılışında soy asabiyesine geçemezse yok olur. Mehmed Niyazi (özdemir) hocanın ifade ettiğine göre; Selçuklular, yıkılacaklarını anladıklarında Anadolu Türkmen Beylerinin çocuklarından birer tanesini Amasya Sarayına aldılar. İki amaçları vardı. Bir, Türkmen Beyine; “Oğlun elimde, isyan etmeye kalkma!... “ mesajı veriliyordu. İki, bu çocuklar yetiştiriliyor, binlerce yıllık Türk devlet geleneği aktarılıyordu. Yetiştirilen bu çocuklar daha sonra kendi beyliklerine gidip bey oldular. Selçuklu onları, yapıp ettiklerini takip etti. Sonunda içlerinden birisine Ertuğrul Gazi oğlu Osman’a, tuğ, sancak, mehter gibi saltanat/hakanlık alametlerini gönderdi. Selçuklu artık Osmanlı olarak devam edecekti. Sebep asabiyesinden neseb asabiyesine başarıyla geçilmiş oldu.


1 2 3 4 5