DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK FOTOĞRAFLAR İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2019 Makale Arşivi

2018 Makale Arşivi

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

FOTOĞRAFLAR

İLETİŞİM



 

                                                                                                                                      
   Marco Polo’nun Destansı Yolculuğu
 Son Güncelleme: 26.02.2020    

 
Han’ın sarayı
     1271’de baba, oğul ve amca Venedik’ten ayrılarak Akka’ya yol aldı. Oradan Doğu Anadolu’ya, Ermenistan’a ve Tebriz’e doğru kuzeydoğuya uzanan üçlü İran yaylalarından Bağdat’a oradan Hürmüz Boğazına vardı, planları Umman Denizi’nden gemiye binerek Hint Okyanusu boyunca ilerleyip Çin’e ulaşmaktı.
     Uygun gemi arayışı onları paniğe sokunca, karayoluyla gitmeye karar verdiler. Marco Polo bir yere özgü ürünlere, bu yerin Avrupa’yla bağlantısına ve bu bağlantının gelecekte doğuracağı fırsatlara daima meraklıydı.  Örneğin Tebriz öylesine iyi bir yere kuruluydu ki dünyanın birçok yerinden çeşit çeşit ürünü burada görmek mümkündü. Latin tüccarlar yabancı diyarlardan gelen ürünleri almak için buraya geliyordu. Polo’nu gözlemlerine göre Persler dünyanın en güzel halılarını dokuyordu. Bağdat’ta kentin ortasından tüccarların Hint Okyanusu’ndan Bağdat’a Bağdat’tan Hint Okyanusu’na türlü türlü mal taşıdığı müthiş bir nehir (Dicle) akıyordu. Bu detaylar Venedik ve Doğu Asya arasındaki ticaretin geleceği için çokça önemliydi.
     Kent hakkında söylediklerine rağmen on yıldan fazla bir süre önce Moğollar tarafından yakılıp yıkıldığından Polo’nun Bağdat’a gitmiş olması pek muhtemel değildi. Kentin tekstil ticaretine dair birçok bilgi aktarmış olsa da tarihçiler Polo’nun Musul gitmiş olduğundan da şüpheli.
     Orta Asya’ya doğru yaptıkları üç buçuk yıllık yolculuk ailenin karşısına birçok zorluk getirmişti. Afganistan’dan geçerken haydutların saldırısına uğramış, ciddi hastalıklar geçirmişlerdi. Tüm bu badirelerden sağ salim çıkan Pololar nihayetinde kraliyetle olan randevularına yetişebildi. O sırada 21 yaşında olan Marco Polo, Moğol hükümdarı Kubliay Han’ın Shangdu’daki yaz sarayına kabul edilen seçili kişilerden biri oldu.  
     Cengiz Han’ın torunu, Moğol İmparatorluğu’nun beşinci Hanı Kubilay Han Çin’i fethederek Yuan Hanedanlığı’nı kurmuştu
     Kendi anlattığına göre Polo’nun Kubilay Han’la arası iyiydi, onunla kendi dilinden konuşuyordu. Çin’de ve çevre yerlerde, Han’ın hizmetinde neredeyse 17 yıl geçirmişti. Birçok kez Çin dışına, Burma’ya, eski Moğol başkenti Karakurum’a seyahatlere yollanmıştı.
     Nihayet Avrupa’ya dönme vakti gelmişti, ancak Polo’nun kendisini Güney Çin Denizi’ne , Vietnam’a Malezya’ya Sumatra’ya ve Sri Lanka’ya götüren dönüş yolculuğu da bambaşka bir macera oldu. Pololar karaya ayak basana kadar Hindistan’ın en güney ucuna kadar gitmiş daha sonra Afganistan’a ulaşana değin karadan devam etmişlerdi. Oradan Pers diyarına ve Orta Doğu’ya kadar ilerleyen Pololar Konstantinopolis’e varıp buradan Venedik’e doğru gemiye bindi. 24 yıllık yolculuk nihayet 1295’de Venedik’te, başladığı yerde bitti.

1 2 3 4