DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK FOTOĞRAFLAR İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2018 Makale Arşivi

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

FOTOĞRAFLAR

İLETİŞİM

 

                                                                                                                                      
   Demir Kapı – Iron Gate
 Son Güncelleme: 19.03.2019    

     Öyle anlaşılıyor ki Kuteybe’nin Maveraünehir’e giriştiği askeri faaliyetler Göktürk ordularını harekete geçirmeye vesile olmuştur. Nitekim Kültegin Abidesinden öğrendiğimize göre, Bilge Kağan döneminde de 720 yılında Göktürk orduları Kara Türgeşleri hâkimiyetlerine aldıktan sonra İnci Nehrini geçerek Soğdakları itaat altına almışlar ve Demir Kapı’ya ulaşmışlardır. 739 yılında Arap komutan Nasr b. Seyyar da Belh’ten hareket ederek Demir Kapı’dan geçip, Maveraünnehir’e akın yapmıştı.
     İspanya kralı III. Henri, Timur’a Klaviyo başkanlığında bir elçilik heyeti göndermiş olduğundan söz etmiştik. Bu heyet pek çok şehirden geçtikten sonra Timur’un payitahtı olan Semerkand’a vararak hükümdarı ziyaret etmiştir. Elçilik heyeti Demir Kapı’ya varmadan evvel Tirmiz şehrinde konaklamışlardı. Ertesi cumartesi günü geniş bir ovaya girerek mamur köylerden geçmişler ve akşama doğru ulaştıkları köyde çok iyi karşılanmışlardır. O geceyi orada geçirip ertesi gün yola çıkmışlar ve yolda Timur’u ağırlamak üzere inşa edilen büyük bir köşkte misafir edilmişlerdir. Pazar akşamı buradan ayrılarak bir ırmağın kıyısında konaklamışlar, pazartesi günü ise çok yüksek dağlara ulaşmışlar ve güzel bir evde yemek yemişlerdir.
     Klaviyo, tuğladan inşa edilmiş olan bu evin iç kısımlarının çinilerle süslü olduğunu bildirmektedir. Ayrıca arkalarındaki yüksek dağların geçit yerinin çok dar olduğunu ve sanki insan eliyle oyulmuş gibi olduğunu da belirtir. Klaviyo ayrıca, duvarın iki tarafındaki duvarların dimdik yükselmekte olduğunu, yolun dümdüz olduğunu da belirterek, mücavir dağların ortasında bir köyün yer aldığını ve bu köye Demir Kapı denildiğini yazmaktadır. İspanyol elçiye göre, bu dağlar Semerkant’ın en emin bekçisidir. Hindistan veya Afganistan’dan gelenler, buradan geçerek Semerkant’a ulaşabilirler; Semerkant’tan da Hindistan’a gitmek isteyenler bu yolu takip etmek mecburiyetinde idiler.
     Yine, Klaviyo’nun bildirdiğine göre; diğer bir adı da “Tirmiz Kapısı” olan Demir Kapının tek hâkimi Timurdu. Hindistan’dan gelen tüccarlar buradan geçtikleri için bunlardan alınan vergi önemli bir gelir kaynağı teşkil ediyordu.
     Konakladığı evde bir yarış atı armağan edildiğini yazan elçi, buranın atlarının çok iyi ve pek güzel olduğunu kaydediyor. Dağların çırılçıplak olduğunu bildiren Klaviyo, bir de duyduklarını naklediyor. Ona anlatıldığına göre eskiden burada geçidin başında demir kapılar varmış, kapılar kapatıldığında oradan hiç kimse geçemezmiş. Geçmek isteyenler izin almak zorundaymışlar. Klaviyo buradan geçtikleri sırada bu kapıların mevcut olmadığını yazıyor. Demir Kapı’dan ayrılan Klaviyo ve arkadaşları 28 Ağustos Perşembe günü Keş şehrine yaklaşmışlardı.
     Demir Kapı hakkında daha yakın tarihlere ait pek çok seyyah ve heyet bilgiler sunmaktadır. 1865 yılında Rusya hükümeti buraya ilmi bir heyet göndermiş, 1882’de ise Çarın Afgan emirine gönderdiği askeri buradan geçmiştir.
     Demir Kapı, geçmişte sahip olduğu stratejik konumu nedeniyle, bu önemi nispetinde tarihi coğrafyamızın önemli bir konu başlığını oluşturmaktadır.
Prof.Dr. Eşref Buharalı, Türk Yurdu Dersisi, Ağustos 2011 – Yıl 100 – Sayı 288

1 2 3