DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK FOTOĞRAFLAR İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2018 Makale Arşivi

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

FOTOĞRAFLAR

İLETİŞİM

 

                                                                                                                                      
   Oğuz Kağan’ın Mührü
 Son Güncelleme: 10.12.2018    

     Grekçe’de kurt ve şahin anlamına gelen kirkos sözcüğü çember anlamına gelirdi ve bu sözcük Latince’de periyodik devre anlamına gelen circus kelimesine dönüşmüştür. Sonu olmayan hareketin, devriliğin sembolü olması nedeniyle kuyruğunu ısıran yılan ve Budizm’deki yaşam çarkı ile de ilişkilendirilir. Daha çok Doğu Tradisyonlarında reenkarnasyonu ve biten ve yeniden başlayan devreleri simgeleyen sembollerden biridir. Orhon ve Yenisey yazıtlarında ve Uygur Türkleri’nde içi boş ve noktalı daire sembollerinin kullanıldığı görülmüştür.
     James Churchward’a göre ise daire sembolünün kökeni yitik Mu Uygarlığı’dır.
     Söz konusu araştırmacıya göre daire ve noktalı daire Mu hiyeratik alfabesinin ilk harfidir ve alfabemizdeki A’ya tekabül eder. Pisagor’un Croton’daki insiyasyonunda da noktalı daire kullanılırdı. Taoizmde noktalı daire yüce gücü, Taoyu temsil eder, ki o aynı zamanda da Değerli İnci’dir. Ortasında nokta olan daire tamamlanmış bir dairenin tasviridir ve devri mükemmelliğin, varoluşa ait tüm olasılıkların çözümlenmesinin sembolüdür. Simyada ve astrolojide ortasında nokta olan daire güneşi, altını sembolize eder.Belki de Oğuz Kağan’ın eşlerinden birisinin ışıktan geliyor olması da bu olasılığa bağlıdır.İnsanlar üzerinden bir inceleme yapıldığında ve Neo Spiritüalist açıdan ele alındığında, Daire insanın ebediyet gibi başı ve sonu olmadığını yani insanın sonsuzluğunu ve ölümsüzlüğü ifade ederken bir yandan da, “Kozmik insanı ve tasavvuftaki İnsan-i Kamil’ i”de simgeler. Daire sembolünü kuantum kuramı  ve atom altı parçacığı açısından ele aldığımızda ise görürüz ki, atom da bir daire şeklindedir ve en küçük parçacık adını alan atom da giderek daha küçük parçalara bölünmekte ve kendi içinde bir sınırsızlık barındırmaktadır.
     Bu sonsuzluk algısını bize gösteren daireden sonra ise dikkat çeken diğer kısım dairenin içindeki sekizgendir. Şüphesiz bu sekiz rakamının da bir anlamı olmalıdır. Tanrısal açıdan bakacak olursak Kuranda ”Ol” emri sekiz kez geçmektedir, Hz İsa Çile’nin 8.günü dirilmiştir, bu inanan herkese ebediyeti ve cenneti vaad etmiştir.Sekiz sayısı çok yönlüdür, korku ve yıkılışı simgelediği gibi adaleti de simgeler. Sekiz Tanrı katıdır,mükemmelleşmektir. Sekiz köşeli yıldız ile ifade edilmesi de bu yüzdendir. Bu rakam numeroloji açısından bakıldığında sonsuzluk dayanıklılık ve sağlamlıktır. Oğuz Kağan’ın yalçın karakterine, sert kurallarına göndermedir. Bu rakam bir geçiştir çünkü Tanrı katında nefis yedi mertebedir ve bu mertebeyi aşan kişi, yükselmeye ve bitmeyen erişme isteği dışında bütün arzularını bastırarak insan-ı kamil boyutuna erişmektedir. Tanrıya İbadetini istikrarlı bir şekilde ulaştıran Oğuz kağan belki de bu boyuta ulaşmış bir şahsiyettir.Sonuç olarak kazılarda ortaya çıkarılan bu mühür görünenin ötesinde anlamlara gelebileceği gibi bize Oğuz Kağan hakkında da daha fazla bilgi vererek bilgi çemberimizi genişletmektedir. Bu bağlamda şekilsel ve numerolojik açıdanbakıldığında farklı ama bir o kadar tutarlı ve aynı merkeze dönen sonuçlara rastlanılmaktadır. Tabi ki bunlar varsayımdan ibarettir ve detaylı olarak araştırılarak kanıtlı şekilde sunulması gerekmektedir.genelturktarihi.net

1 2