DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK RESİMLER İLETİŞİM

 

 



New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

RESİMLER

İLETİŞİM

   Yağmalanan Türk Kültürü
 Son Güncelleme: 23.07.2016    

   Kendisini her zaman örnek aldığım ve talebesi olmaktan gurur duyduğum Prof. Dr. Bahaeddin Ögel’in şöyle bir söz vardır: “Türkçe ve Türk kültürü yağmaya uğramış bir mal gibidir. Elinde delil olsun, olmasın herkes ondan bir parça kopartıp kendi kültürüne mal ediyor”.
   Evet, bugün tarihimize ve kültürümüze sahip çıkmadığımızdan dolayı bize ait ne varsa başkaları araştırıyor ve adeta sağ kulaklarını sol elleriyle göstererek, bunların farklı milletlerin olduğunu ispatlamaya çalışıyorlar, bizde aval aval onları seyredip, hayranlık duyuyoruz.
   Bunun en son örneğiyle 2011 yılı ağustos ayının sonlarında Moğolistan’da Hun Devletinin kuruluşunun 2220. yılı münasebetiyle düzenlenen sempozyuma gittiğimde gördüm. Ne ilginçtir ki elin Moğol’u özbe öz Türk Devleti olan Hunları kendinin bir parçası şeklinde benimsiyor, onları kendi devletlerinin ve ülkelerinin teşekkül devresinin başlangıcı olarak alıyor ve bu siyasi yapının kuruluşunu büyük törenlerle kutluyor. Biz de ise, bırakın devlet düzeyinde göstermelik merasimleri, Türk üniversitelerinin hiçbirinde ilmi düzeyde buna yönelik bir faaliyette bulunulmaması son derece şaşırtıcıdır.
   Hâlbuki ne olmadık günlerin anısına eğlenceler, konferanslar, sempozyumlar, paneller tertipleyen Türkiye Cumhuriyeti, nedense kendi köklerine ve benliğine dair konuları bir türlü gündeme getirip, ciddi bir biçimde ele almayıp, bunları halka mâl etme yoluna gitmiyor. Milli birlik ve beraberliğin tesisi ile milli kimliğin ve ortaklığın teşekkülünde bunlar önemli noktalardır. İşte ben Moğolistan’da bu önemli konuya şahit oldum. Cumhurbaşkanından, en cahil köylüsüne kadar bu sene (2011) Moğollar, Hun Devletinin kuruluşunun 2220. yılını kutlamaktalar ve bunu en üst devlet düzeyine çıkararak, bütün yabancı ülke temsilcilerinin de katılımıyla hadiseyi resmileştirmekteler. Eminim bu törenlere katılan birçok ülkenin yetkilisi şimdi Hunları Moğol olarak görüyorlar.
   Esasen bizim burada üzerinde durmak istediğimiz bir başka konu var. Bilindiği gibi Türklerin tarihi ve kültürünün temelleri Moğolistan’a dayanmaktadır. Tarihi yurdumuz olan Ötüken, bugün Moğolistan diye anılmakta ve bütün eski Türk devletleri 10. asra kadar bu coğrafyada kurulmuştur. Hun, Kök Türk, Uygur ve Kırgızların merkezini Moğolistan meydana getirdiğinden, şimdilerde özellikle Moğolistan’da rastlanan tarihi eserlerde Türklere aittir. Günümüzde dahi hala göçebe olan Moğolların bu topraklarda adeta dikili taşı yoktur. Moğolistan’ın neresini kazarsanız kazın, Türk eseri çıkar. Her şeyden evvel Türk tarihinin ve kültürünün ilk yazılı abideleri bu topraklardadır.


1 2