DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK RESİMLER İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

RESİMLER

İLETİŞİM

 

                                                                                                                                      
   Kadın Hakları:Ne İdik Ne Olduk?
 Son Güncelleme: 03.03.2015    

  Üst üste yaşanan cinayetler kadın hakları tartışmasını da beraberinde getirdi.Eski Türkler’de, Selçuklu ve Osmanlı’da kadınlar dünyadaki emsallerine göre çok daha özgürdü. Yüzyıllar önce Anadolu’ya  gelen Batılı seyyahlar kadınların  toplum içindeki baskın rolünü  görünce hayli şaşırmıştı
  Gerek Türk töresi gerekse İslam dini, Müslüman kadınları çağdaşlarına göre çok daha itibarlı bir statüye kavuşturmuştu. Bu yüzden son yıllarda İslam dünyasında kadınların sürekli hak kaybına uğramaları ve toplumdan tecrit edilmeleri İslam dini ile ilişkilendirilmemelidir. “Cennet annelerin ayakları altındadır” diyen bir peygamberin sevenleri eşlerine ayrımcılık yapamaz, yapmamalıdır. Yapıyorsa dinine değil iddia ettiği sevgisine baksın.
  Bu hafta ülkemiz kadına yönelik şiddeti ve kadın haklarını konuştu. Bir üniversite öğrencisinin hunharca katledilmesi İslam toplumunda kadınların konumunun tekrar tartışılmasına neden oldu. Kimisi kadınların gördüğü bu muameleyi Türkiye’nin laik düzeniyle, kimi İslam’ın erkekler tarafından yorumlanmasıyla ilişkilendirdi. En ilginci de bazı kesimler hâlâ kadın haklarında geri olmamızı Tanzimat ile başlayan çağdaşlaşma projesinin duraksamasına bağladılar. Halbuki eski Türk toplumunda, Hz. Muhammed döneminde ve Osmanlı toplumunda kadınlar, çağdaşlarıyla karşılaştırıldığında toplumda çok daha iyi bir konumdaydı.

ANNELERE MİRASTAN BABA KADAR HAK VERİLİRDİ
 
Eski Türkler’de kadın, toplumda çok itibarlı bir yere sahipti. Göktürkler’de Anne Kurt en üstün kadın motiflerden biriydi. Göktürkler’in ulus olmasında çok önemli bir rol oynadığına inanılıyordu. Kağanın eşi tıpkı kağan gibi töre ile hatun makamına oturuyor ve kağan ile birlikte ülkeyi yönetiyordu. Orhun Kitabeleri’nde hatunun buyruğu ile başlayan ifadeler göze çarpar. Eski Türk toplumunda kadınlara anne olmalarından dolayı ayrıca önem verilir, saygı ve sevgi gösterilirdi. Miras hakkından yararlanan annenin çocuklar üzerinde baba kadar hakkı vardı.
 Türkler’de tek eşlilik esastı. Oğuz destanlarındaki kahramanların tek kadınla evli olmaları dikkat çekicidir. Hatunların kendilerine ait ordu ve otakları (sarayları) vardı. Şecere-i Terakime’ye göre Oğuzlar’da beylik yapan yedi hatun vardı. Törenlerde hatun, hakanın soluna otururdu.

TÜRKLER KIZ VE ERKEK ÇOCUKLARI ARASINDA AYRIM YAPMAZLARDI
 
Devlet meclislerine katılır, devlet adına önemli belgeleri imzalayabilirdi. Hun İmparatorluğu ile Çin arasındaki ilk barış antlaşmasını Mete Han′ın hanımı imzalamıştı. Müslüman seyyah İbn Fadlan Türkler’de kadın ile erkeğin aynı ortamda bulunmasını çok şaşırtıcı bulduğunu belirtir.
  Yabancı bir akademisyen grubu ile Kayseri’de Selçuklu Sultanı’nın kızı Gevher Nesibe Hatun adına yapılan şifahaneyi ve medreseyi gezmiştik. Batılı akademisyenler 13. yüzyılın başlarında bir tıp merkezine bir kadının adının verildiğini duyunca çok şaşırmışlar ve o dönemde Batı dünyasında böyle bir şeyin yaşanmasının hayal bile edilemeyeceğini belirtmişlerdi. Boston şehrindeki bir panelde de Amerikalı kadınlar Osmanlı toplumunda kadının tapulu ev, arazi ve dükkân sahibi olduğunu duyunca çok şaşırmışlardı.

1 2