DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK RESİMLER İLETİŞİM

 

 



New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

RESİMLER

İLETİŞİM

   Bumin Kagan
 Son Güncelleme: 19.02.2008    

Yüce Türk milletinin şanlı tarihinde binlerce kahramana rastlamak mümkündür. Ancak bunlardan Bumın Kagan’ı da pekçok Türk büyüğü gibi ayrı bir yere koymak gerekir. Çünkü o, Türk topluluğunun milletleşme sürecindeki en önemli şahsiyetlerden birisidir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde yaşadığımız devletin temellerinde de bu büyük insanın rolü vardır.Bumin ve kardeşi İstemi’nin kurmuş olduğu devlet ile onun uzantıları yüzlerce yıldan beri dünyanın en önde gelen ülkeleri arasında bulunmuşlardır. Dolayısıyla onların tesis ettiği Kök Türk Kaganlığı her bakımdan modern bir devlet olup, anlayış ve teşkilat yapısıyla, daha sonraki devletlerimizin de esasını meydana getirmiştir. Çin kaynaklarında ismi T’u-men (Tümen veya Tuman) şeklinde transkripsiyon edilen bu Türk beyi, Aşina sülalesinin nüfuzlu kişilerinden biri idi. Muhtemelen isminin manası “yüzbin” sayısının karşılığıdır. Yani “yüzbin kisinin başı” olmalıdır. Belki de önce “tümen başı” olan Bumin, kaganlığı kurduğu sırada veya daha sonra kendine katılanların sayısı artınca“yüzbin başı” oldu.
Bu Börülüler sülalesi ve onların yönettiği bazı Türk boyları kendi hallerinde yaşarken, Kuzey Çin’de yer alan ve kuruluşunda Türklerinde katkısı olan Tabgaç idaresiyle aralarında bir anlaşmazlık çıkmış ve bu yüzden 500 ailelik bir kitle halinde Altay Dağlarına sığınmak zorunda kalmıslardı. Altay Dağları bölgesine gelen bu Türkler, demircilik ile meşguldüler. Onlar, Juan-juanlara çelik üretmekle beraber, Asya’nın en iyi silahlarını yapıyorlardı. Demircilikle uğraş Türkler açısından diğer Asya topluluklarına karşı bir üstünlüktü.  Zaten demir ve attan en iyi sekilde yararlanan Türkler, bunların da sayesinde daima ayrıcalıklı bir yere sahip oldular.
Bununla birlikte Börülüler ile diğer bazı Türk zümreleri arasında da anlaşmazlıklar olduğunu görmekteyiz. Esasında Türk-Hun Devletinin yıkılışının sebebi de buydu. Dışarıdan gelen tecavüzler, belki de felaketin görünür yüzüydü. Ama onları mahveden içten içe birbirlerini yemeleriydi. Bütün Türk tarihi boyunca böyle oldu. Kurduğumuz idarelerin zayıflamasının ana nedeni, ülkenin dahilinde meydana gelen huzursuzluklar ve ayaklanmalardır. Juan juanlarda yine birtakım Tölös (Türk) boylarıyla kavgalıydılar. Zaman zaman Juan-juan idaresi altına girmek istemeyen Tölöslerle, onların arasında çok kanlı savaşların geçtiğine sahit oluyoruz. Asya’nın hakimi durumundaki bu Juan-juan devletinin bazan bu Tölöslerle yaptıkları kavgalarda, bazan karsılaştıkları tabii felaketlerde, bazan da kendi iç mücadeleleri sırasında oldukça yıprandıkları anlaşılmaktadır.
İşte bütün bu şartlarda, Börülülerin(Aşina ailesi) rakibi durumundaki bir Tölös ayaklanmasında onlar, Juan-juanlara yardım ettiler ve buna karsılık da Börülülerin beyi Tümen (Bumin), Juan-juan hükümdarı Anaguey’in kızını istedi. Buna çok kızan Anaguey; “Siz benim kölelerimsiniz, demircilerimsiniz, böyle bir talepte bulunmaya nasıl cesaret ediyorsunuz”, diye bu teklifi geri çevirmişti. Tabi ki bu hakaret dolu sözleri Türk başbuğunun kaldırması mümkün olamazdı ve küstah elçiye anında cezası verildi. Aslında Anaguey, Bumin’e böbürlenecek kadar büyük bir kişi değildi. O, bütün kuvvetini Tabgaç imparatorunun kendine verdiği destekten ve bir Tabgaç prensesiyle evlenmesinden alıyordu. Bu isteğin yerine getirilmemesi üzerine Bumın, bu kez Batı Tabgaç (Kuzey Tabgaç) devletine bir elçi gönderip, evlilik suretiyle onlarla iliskiler kurmak istedi. Böyle bir teklifin kendi çıkarlarına da uygun düşeceğini bilen Batı Tabgaçlar dileği olumlu karşıladılar. Birbirlerine sıkıca bağlanan Kök Türk siyasi yapısı artık Orta Asya’nın etkili bir gücü haline geldi. Tabgaçlarla aralarındaki evlilik  faaliyetleri ve bu evlilik işinin gerçekleşmesi onları harekete geçirmeye yetti.
Kök Türk Kaganlığının ilk başbuğu olan Bumın’ın adını başka kitabelerde de görüyoruz. Bu herhalde kutlu Kök Türk Kaganlığının kurucusuna duyulan saygıdan ileri gelmektedir. Bu yazıtlardan birisi sogdça olup, Kök Türk Kaganlığının ilk hükümdarlarını anlatan Bugut Kitabesidir ki, bu Türk türeyişdestanını aksettirmesi açısından da mühimdir. Bumın Kagan’ın adı Çin kaynaklarında “T’u-men” (Tümen veya Tuman) seklinde transkripsiyon edilmiş olup, Börülü (Aşina) ailesindendir. Onun atası T’u-wu’dur (Tokuz/ BüyükYabgu), onun da atası A-hien (Akı) Sad, onun da atası Na Tu-lu (Apa Tugluveya Törü) ve Börü (Asina) ailesidir. Bundan sonra Bumın ve kardeşi İstemi’nin dört tarafa ordu sevk ettiklerini bizzat kitabelerdeki cümlelerden anlıyoruz.
Demek ki büyük bir fetih hareketine giriştiler. 552 yılının basında Bumın’ın liderliğindeki Kök Türkler, Juan-juan ülkesine hücuma basladı.
Juan-juan ordusu ağır bir mağlubiyete uğratılınca, Anaguey üzüntüsünden kendi canına kıydı, oğlu ise Çin’e kaçmak zorunda kaldı. Juan-juan halkının bir bölümü Kuzey Ch’i devletinin himayesine sığındılar. Bundan sonra Bumın İl Kagan (belki İllig Kagan) unvanını aldı ve Kök Türkler milattan önceki çağlardan beridir Türklerin hareket noktasındaki, tarihî Türk yurdu Ötüken’in merkezi olan Orkun Vadisini kendilerine üs yaptılar. Hakanın çadırının önüne de altından bir kurt başlı sancak dikildi. Dişi kurdun çocukları soylarına sahip çıktılar.
Oguz Kagan ve Bumın’ın son büyük torunu Mustafa Kemal Atatürk de Kök Börü’yü (Boz Kurt) devlet armasıyapmıstı. Bu teşekkülden sonra Bumın Kagan, devletin batı kanadının yönetimini, yani On Okların idaresini kardesi İstemi’ye verdi. Kaynaklarda İstemi’nin unvanının Yabgu olduğu zikredilmektedir. Bu da onun devletin idaresinde ikinci adam mevkiinde bulunduğunu gösteriyor. Ancak, kitabelerde İstemi’den kagan diye bahsolunması meselesi vardır ki, bu genellikle hep dikkatten kaçar. Halbuki İstemi ağabeyi ölünce kısa bir süre de olsa, devleti yönetmiştir. Kitabelerde Kök Türk Kaganlığının kuruluşu şu cümlelerle anlatılmaktadır:

1 2