DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK RESİMLER İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

RESİMLER

İLETİŞİM

 

 

                                                                                                                                      
   Türk Milli Kültürünün Temeli
 Son Güncelleme: 27.12.2007    

Türkler milli, İslami ve insani duyguların ahenkli bir terkibi sayesinde bir dünya
nizamı davasına bağlanırken bu esaslara göre Allah′ın cihan hakimiyetini
kendilerine emanet ettiğine inanıyorlardı ve bu emanete saygı göstermek
suretiyle de bir hanedan, bir sınıf ve zümrenin veya sadece bir milletin
değil, hüküm sürdükleri bütün kavim ve dinlerin hamisi olduklarını
düşünüyorlardı. Türk Cihan Hakimiyeti ve nizamının milletlerarası bir
mahiyet alması, İslami ve insani esaslar dahilinde tekamülü
bu sayede mümkün olmuştur.
Prof. Dr. OSMAN TURAN

Türk Milli Kültürünün Temeli
Gerçekten de, en güçlü olduğu çağlarda bile Müslüman Türk’ün, diğer halkları aşağı gören veya sömüren bir bakış açısı taşımaması dikkat çekicidir. Halkı ezen, sindiren, adaletten habersiz yönetici tipinin ön planda olduğu materyalist Batı anlayışı, “Cihan Hakimi” olduğu devirde bile, Müslüman Türk yöneticilerde asla görülmemiştir.
Türk Milleti′nin sahip olduğu “hars”, son derece şerefli bir tarih ve üstün bir karaktere dayanmaktadır. Türkler, tarih boyunca asla esaret altında yaşamayı kabul etmemiş ve 16 bağımsız devlet kurmuş bir millettir. Tarih boyunca mertlikleri ve dürüstlükleri ile tanınmışlar, zulüm ve adaletsizlikten uzak karakterleriyle düşmanlarının bile takdirlerini toplamışlardır.
İslam tarihi incelendiğinde, Abbasi Devleti’nin son zamanlarından itibaren İslam sancağının el değiştirdiği dikkat çekmektedir. Selçuklularla başlayan bu dev süreç Osmanlı’yla devam etmiş ve bu asırlar İslam’a büyük hizmetlerin yapıldığı ve Müslümanlığın en geniş coğrafi alana, en geniş insan kitlelerine ulaştırıldığı dönemler olmuştur.
Halkımızın İslamiyet’le şekillenen karakterinin en dikkat çeken özelliği, haksızlığa ve zulme karşı olan tepkisidir. Türk halkı, tarih boyunca birçok imparatorluklar ve süper devletler kurmuş, üç kıtaya nizam vermiştir. Adalet ve hoşgörü prensipleri üzerine kurulu Türk devlet anlayışı, özgürlüğün, barışın ve huzurun güvencesi olmuştur. Tarih sahnesinde Müslüman Türkler hemen her dönemde, “yönetici” vasıflarıyla boy göstermişler, adaletli ve merhametli yönetimleriyle örnek teşkil etmişlerdir. Türk Milleti, tarihin hiç bir döneminde zalime destek vermemiş ve her zaman ezilenin, mazlumun yanında yer almıştır.

1 2