DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK RESİMLER İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

RESİMLER

İLETİŞİM

 

                                                                                                                                      
   Büyük Düşünce Birlikte Saklı
 Son Güncelleme: 04.11.2012    

Büyük Düşünce Birlikte Saklı
   Türklerin genel özelliklerinden biride birlik hayali ile birlik olamamaktır. Yüzyıllardan beridir Türkler hep birlik ve beraberliği düşlemişler ya aralarına düşmanlar girmiş ya da kendi aralarına iktidar, nefis, üstünlük mücadelesi girmiştir. Yıldırım ve Timur bile Türk töresine mazhar olabilmek için birbirleri ile mücadele etmişlerdir. Önceleri doğu asıl yönetim merkezi olan Türklerde sonradan bu özellik güç savaşlarına neden olmuş, elleriyle kurdukları devletleri yine kendi elleriyle parçalamışlardır. Böyle bir tarihten gelen büyük medeniyet yaklaşık 700 sene yaşayan o büyük ihtişamlı Osmanlı devletini de kurmayı bilmiştir.  Fakat o büyük medeniyet hiç yılmamış Osmanlı dağılmasıyla Büyük Türk Milletti kurtuluş mücadelesini vermiş ve yüzyılın en büyük inanılmaz olayını gerçekleştirerek Türkiye’yi kendi özünden var etmiştir. Türkiye’nin var olmasında büyük lider Gazi Mustafa Kemal’in başta Orhon abideleri ve Türk töresi ile hareket etmesi bugünlerde bir dünya devleti olan ülkemizi meydana getirmiştir. Özellikle Osmanlı devletinin dağılma döneminde ortaya çıkan düşünce akımları daha hala bizi siyasi yönden meşgul etmektedir.  İşte onlardan benimde düşünce hayatımın odak noktası olan Türk İslam Düşüncesi hep hayatımın düsturu oldu ve inşallah ecelle kadarda böyle olacak. Türk İslam felsefesini özümseyen bir topluma sahip olmak demek bazı çarpık düşüncelerin düşündüğü gibi ne saf Türk ırkı nede kültür milliyetçiliğidir. Büyük Selçuklu devleti tarih de Fars kültüründen etkilense de Anadolu topraklarını Türk İslam uygarlığıyla tanıştırmıştır. O günden beridir bu topraklarda Türkistan’dan gelen hiçbir düşünce ayrıştırmamış kaynaştırmıştır bu güzel bölgeyi. Çok çetin savaşlar olsa bile hiçbir ırk bitmemiş tükenmemiştir. Ancak batıdan gelen sapık ırk düşünceleri bu düşünce yapısını yer yer etkilemiş kendilerini Türk İslam düşüncesinde zanneden asalakları yaratmıştır. Günümüzde bazı kısır tartışmaların sebebi de bundan kaynaklanmaktadır. Özellikle Cumhuriyetin bazı yıllarında açıkça saldırılan Türk İslam düşüncesi 1944 yıllının 3 Mayısında doruğa çıkan bir çığlıkla sokaklara dökülmüştür. Hiç bitmeyecek şekilde zihinlere kazınmıştır. Ziya Gökalp’ı okuyan Ahmet Yesevi’nin torunları gözlerini Türkmenistan coğrafyasına dikmişler ve Turanı akıllarından hiç atamamışlardır. Bütün aşklar sevdalar bu büyük düşüncelerinin önüne geçmiş hayatlarını zindanlarda, tabutluklarda geçirmişlerdir. Devletleri için üç kuruşluk para ile Asala denen mendevurları dize getirmişlerdir.  Sonra Amerikan beslemeleri yüzünden işkence üzerinde işkence, sürgün üstüne sürgün yemişler bazen faşist bazen de terörist olarak tanınmış ama her şeyin üzerinde bir birlerine duydukları muhabbet yüzünden çok nadir ayrılıklar olsa da bir olmayı bilmişlerdir. 

1 2