DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK RESİMLER İLETİŞİM

 

 



New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

RESİMLER

İLETİŞİM

   Atatürk Ve Kudüs
 Son Güncelleme: 01.01.2018    

 Günümüzde Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasına karşı çıkan lider çoktur. Ama bir gerçek vardır. O da Kudüs’e (Filistin’e) sahip çıkan ve “İslamiyet’in mukaddes yerlerinin Musevilerin ve Hıristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız” diyen ilk lider, Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk daha İsrail devleti kurulmadan Filistin ve kutsal topraklarla ilgili olarak 1937 yılında TBMM’de bir konuşma yapmıştır. Konuşması, Ankara’da yayınlanan Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde yer almıştır. Hindistan gazetesi Bombay Chronicle'de açıklamayı alarak 27 Ağustos 1937 tarihinde "Filistin’e El Sürülemez, Kemal Paşa Avrupa’ya İhtar ediyor." başlığıyla yayımlamıştır. Buna ilişkin belge, 20 Ağustos 1937 tarihli İçişleri Bakanlığı Matbuat Umum Müdürlüğü başlığını taşımaktadır. Ankara’da Milli Arşiv’de 030 10 266 793 25 numaralı dosyadadır Atatürk’ün Filistin ile görüşlerini şöyle açıklamıştır: “Arapların Avrupa siyasetine nüfuz edemeyip sözde istiklal kelimesine inandıkları ve bu uğurda Arap memleketlerini Avrupa emperyalizmine esir kıldıkları çok şayanı teessüftür. Arapların arasında mevcut olan karışıklığı ve hoşnutsuzluğu kimse bizim kadar bilemez. Biz vakıa birkaç sene Araplardan uzak kaldık. Fakat şimdi kendimize kâfi derecede güvenip ve kudretimizi bildiğimiz için İslamiyet’in mukaddes yerlerinin Musevilerin ve Hıristiyanların nüfuzunun altına girmesine mani olacağız. Binaenaleyh şunu söylemek istiyoruz ki; buraların Avrupa emperyalizminin oyun sahası olmasına müsaade etmeyeceğiz. Biz şimdiye kadar dinsiz ve İslamiyet’e lakayt olmakla itham edildik. Fakat bu ithamlara rağmen Peygamber’in son arzusunu, yani Mukaddes Topraklar’ın daima İslam hâkimiyetinde kalmasını temin için hemen bugün kanımızı dökmeye hazırız. Cetlerimizin, Selahaddin’in idaresi altında, uğrunda Hıristiyanlarla mücadele ettiği topraklarda yabancı hâkimiyet ve nüfuzunun tahtında (altında) bulunmasına müsaade etmeyeceğimizi beyan edecek kadar bugün, Allah’ın inayetiyle kuvvetliyiz. Avrupa bu mukaddes yerlere temellük etmek için yapacağı ilk adımda bütün İslam âleminin ayaklanıp icraata geçeceğine şüphemiz yoktur.”