DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK RESİMLER İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

RESİMLER

İLETİŞİM

 

 

                                                                                                                                      
   Kürt Tarihçiliği Bir Ön Ata Arayışındadır
 Son Güncelleme: 17.12.2011    


KÜRT TARİHÇİLİĞİ BİR ÖN ATA ARAYIŞINDADIR

Milleti meydana getiren en önemli faktörlerden birisi de milli tarih şuurudur. Bu sebeple Kürt adı altında toplanmak istenen topluluklara milli bir kimlik kazandırmak için milli bir tarih "uydurmak" zorunluluğu ortaya çıkmıştır.
 Kürtçüler, bölücüler ayrılıkçılar kendilerine ön ata bulma peşindeler.
Ancak, Kürt menşei konusunda olduğu gibi, Kürt tarihi de tamamen karanlıktır. 20. Yüzyıl başlarında bizzat Rusya tarafından Kürt tarihi ve Kürt menşei bulmakla görevlendirilerek araştırma yapan V. Minorsky, B. Nikitin vb., oryantalistlerin eski Mezopotamya halkları ile Kürtler arasında münasebet kurulması konusunda ileri sürdükleri teorilerin hiçbir ilmi temeli olmadığı açıkça ortaya çıkmıştır. Tarih, Arkeoloji, antropoloji, coğrafya, etnografya, filoloji, gibi sosyal bilimlerle ilgili mevcut her türlü kaynak ve buluntular "Kürt tarihi" ile ilgili en küçük bir gelişme işaret etmemektedir. Ilmi gerçekler ortada iken birtakım yazarların "Kürt tarihi" adı altında bölgenin tarihini, bölgenin tarihe mal olmuş topluluklarını, bu topluluklara ait kültür, sanat ve medeniyet unsurlarını Kürt denilen topluluklara mal etmeye kalkışmaları hayret uyandıracak büyük bir cesaret diğer bir ifade ile şarlatanlıktır. Kürtçü teorisyenler bölgenin tarihçesi hakkında "Kürdistan tarihinde çok önemli dönüm noktaları vardır. Örneğin Guti - Asur, Med - Pers ilişkilerinin, Urartuların bu ilişkilerindeki konumlarının incelenmesi önemlidir." Şeklinde bir iddia ortaya atmışlar sonra bu iddiaya dayanarak bu kavimleri kendi ön ataları ilan etmişlerdir. Mesela Ismail Beşikçi, Devletlerarası Sömürge, Kürdistan isimli kitabında sayfa 22 de M.Ö. 3100 yıllarından itibaren Gutiler Mezopotamya′nın yerli halklarından biridir."der. Halbuki bu yanlıştır. Gutiler Asyatik bir kavimdir. Bu ifadeler, araştırmacının, Kürtlere bir köken arama zihniyetinin en tipik örneğini teşkil eder. Yazar, görüşlerine Sayfa 176 ′da devam etmektedir: " ... Gutilerin, Asurluların, Urartuların ve Medlerin birbirleriyle ilişkileri aydınlığa kavuşturulmalıdır. Gutilerin ve daha sonra Medlerin Kürtlerin ataları olduğunu biliyoruz. Ermenilerin ise Urartularla çok yakın bağları var." Bu ifadelerin tarihi gerçeklerle uyum sağlayan hiçbir yönü yoktur. Amaç, Kürtlerin ayrı bir millet olduğu, Türkler tarafından sömürüldüğü izlenimini yaymaktır. Bu teze karşı, gerçekleri, ortaya koymak, Kürt kardeşlerimizin nasıl ve ne tür yalanlarla belirli odak noktalarına itildiklerini göstermek bir vicdan borcudur, yoksa ırkçılık değildir. Irkçılığı siyasi Kürtçüler yapıyor. Türkiye′ temel sorunu “Türkiye′de Türk′e karşı ırkçılık yapılmasıdır.!”


1 2 3