DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK RESİMLER İLETİŞİM

 

 


New Page 2

DERS NOTLARI

SORULAR

SUNULAR

MAKALELER

New Page 2

2017 Makale Arşivi

2016 Makale Arşivi

2015 Makale Arşivi

2014 Makale Arşivi

2013 Makale Arşivi

2012 Makale Arşivi

2011 Makale Arşivi

2010 Makale Arşivi

2009 Makale Arşivi

2008 Makale Arşivi

2007 Makale Arşivi

REHBERLİK

DOKÜMANLAR

SINAV SORUSU PAYLAŞIMI

RESİMLER

İLETİŞİM

 

                                                                                                                                      
   Eski Türklerde Tengriler Panteonu
 Son Güncelleme: 22.08.2016    

Eski Türklerde Tengriler Panteonu "tüm tanrıların tapınağı"
    Eski Türk panteonunda birçok tengriler bulunmuştur. İlk büyük Türk imparatorluğu devrinden sonra bu panteondaki tanrıların en büyüğü Gök Tanrı olduğuna inanılmıştır. Bu büyük Tanrı Türk hakan lığına giren bütün muhtelif uluslar için müşterek kült olmuştur. Yukarıda kaydettiğimiz veçhile Orta Asya’da devlet kuran sülâlelerin hepsinde Göktanrı kültünün bulunduğunu Çin kaynakları tesbit etmişlerdir. M.ö. II. asırda büyük imparatorluk kuran Hun Türklerinin Gök Tanrıya inandıklarına dair Çin kaynaklarında haberler vardır.
    VI – VIII. yüzyıllarda Büyük Gök – Türk imparatorluğunun başında bulunan Türk sülâlesinin Gök Tanrı hakkındaki inanç ve telâkkileri epeyce gelişmiş ve olgunlaşmış olduğu bıraktıkları andaç -yazıtlardan anlaşılmaktadır. Bu yazıtlarda hakan ve beyleri, Türk milletine yaptığı iyilik ve yardımları için, Tanrıya içten gelen minnet ve şükranlarını ifade ediyorlar. Hakanları tahta çıkaran, Türklere zafer kazandıran, felâketlerden koruyan Türk tanrısı Gök – Tanrı’dır. Türklerin büyük başarılarından bahsederken hakan veya beyler daima “tanrının inayeti ile”, “Tengri yarılkaduk üçün…” demeyi ihmal etmemişler. Dikkate değer ki bu yazıtların birçok yerinde “tanrı” adı tek başına, başka tanrılarla (yer – su, gök) karıştırılmadan, söylenmektedir (tengri il berigme tengri – Tanrı memleket verici Tanrı; tengri yarlıkaduk üçün… özümni ol tengri kağan olurttı – kendimi o Tanrı hakan tahtına oturttu; tengri anca demiş…. gibi). “Tanrı” adı bazan “yer”, “gök” ve bazan “yer su” ile beraber de zikrolunuyor (gök tengri, asrayagız yer...; tengri yer bulgakın üçün…; Türk tengrisi Türk iduk yer subı anca itmiş…; üze tengri asra yer yarlıkaduk üçün…). Ton-yokuk yazıtının bir yerinde tanrı ile beraber Umay, yer – su zikrolunuyor (tengri umay, yer – sub basafjerti). Gök Türk ve ilk Uygur hakanlığı devrinde maddî bir varlık tasavvur edilen “gök” ile onun sahibi olan ruh birbirinden ayırt edilmemiş olsa gerektir.
    Gök Türk ve ilk Uygur yazıtlarında kuzey ormanlarında meydana gelen iptidaî şamanizm unsurları pek azdır, iptidaî şamanizmi andıran söz ve cümlelerin fikirlerini şairane ifade etmek için kullanılmış olduğu anlaşılmaktadır. Meselâ, Bilge Hakan anasının çocuklarına karşı gösterdiği sevgi ve şefkatinden bahsederken anasını eski Türk dini tanrıları panteonuna dahil koruyucu ve merhametli dişi tanrıya benzeterek “Umay gibi anam” diyor.

1 2