DERS NOTLARI SORULAR SUNULAR MAKALELER REHBERLİK RESİMLER İLETİŞİM

     

Diğer Haberler

06.04.2018
Cengiz Han’ın Mezarı Hiçbir Zaman Bulunamayabilir

03.03.2018
Göktürk Kağanlığı Dönemine Ait Anıt Bulundu

03.03.2018
Çin’de Hun izleri taşıyan 2 bin yıllık kalıntılar

23.12.2017
Antalya`da Yapılan Kazıda Tarihi Mezar Bulundu.

23.12.2017
2 Bin Yıllık Mumya Bulundu.

13.07.2017
Anadolu Medeniyetleri Müzesi

25.11.2016
Cengiz Han’ın Mezarı Bulundu

31.10.2016
Sibirya’da 4000 Yıllık Şamanik Çizimler Bulundu

30.08.2016
Sibirya’da Türklere Ait Dökümevi Bulundu

23.07.2016
Kubilay Han’ın Çin’deki Sarayı Bulunmuş Olabilir

15.2.2016
Haihun Kralına Ait 2000 Yıllık Hazine Bulundu.

19.1.2016
En Eski Peynir 3800 Yıllık Bir Mumyanın Yanında Bu

  1   2     
 


Haber Detayı

Altay Dağları’ndaki Kazılar Türk Tarihine Işık Tutuyor  /  29.8.2015

     “Altın Beşik Altay” Uluslararası Semineri’nde Altay Dağları’nda yapılan arkeolojik kazılardan elde edilen bulgular değerlendirildi.
    TİKA ile Uluslararası Türk Akademisi işbirliğinde, Kazakistan’daki arkeolojik çalışmalardan bugüne kadar elde edilen bulguların değerlendirilmesi amacıyla Türk Dünyasının önde gelen tarihçi ve arkeologlarının katılımı ile 18-21 Ağustos 2015 tarihleri arasında Altay Dağlarında “Altın Beşik Altay” Uluslararası Semineri düzenlendi.
    Söz konusu seminer Karakaba Vadisi’nde kurganların olduğu ve kazıların yapıldığı  alanda kurulan çadırlarda gerçekleştirildi. Seminere, Azerbaycan Milli Bilimler Akademisi Arkeoloji ve Etnografya Enstitüsü araştırmacısı etnolog Tahir Şahbazov, Kazakistan L. Gumilev Avrasya Milli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yerlan Sıdıkov,  Kazakistan Milli Televizyon Kanalı Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Kaynar Oljay, Arkeolog ve Tarihçi Prof. Dr. Zeynolla Samaşev, Türkiye’den Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Prof. Dr. Musa Yıldız, TİKA Orta Asya ve Kafkaslar Dairesi Başkanı Dr. Ali Özgün Öztürk ve Türkiye’den basın mensupları katıldı.
     Türk Akademisi tarafından 2014 yılında yürütülen arkeolojik çalışmaların neticesinde Altay dağlarında 6.-8. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen, atı, silahları ve kopuzun atası sayılan müzik aletiyle birlikte defnedilen bir Türk asker ve ozanın mezarı bulundu.
    Diğer taraftan Doğu Kazakistan Eyaleti, Katon-Karağay ilçesinde bulunan Karakaba yaylasında bulunan eşyalar bu bölgenin destanda ifade edilen ve Türklerin zor zamanlarında sığındığı “Ergenekon” olabileceği iddialarını güçlendirdi.
     Karakaba yaylasında açılan birinci Kurgandaki buluntuların 1.-2. asırlarda Hunlar ve Sarmatlar döneminde yaşamış soylu bir kişiye ait olduğu tahmin ediliyor. Daha önce bulunan Kurganlarda defnedilen kişinin başının batıya dönük olması ancak bu mezarda doğuya dönük olması, tabut kullanılmaması, eski dönemin bitişi, yeni dönemin başlangıcı olarak yorumlanırken mezarın bir geçiş dönemine ait olduğunun göstergesi olarak kabul ediliyor. İkinci Kurganda ise tayı ile birlikte defnedilen bir çocuğa ait mezar bulundu. Mezarın, çocuğun halka küpeleri olmasına rağmen bir erkek çocuğuna ait olduğu, birlikte gömüldüğü sadak ve sadağı güçlendirmek için üzerine konulan kemikten anlaşılmaktadır.
     2012 yılında başlanan ve 2014 yılında tamamlanan ilk aşama kazılarda mezarlarda bulunan kılıç, sadak, kopuz ve süs eşyalarının Göktürk dönemine ait olduğu üzerlerinde kullanılan bitki motiflerinden anlaşılırken, kılıç kabzasında kullanılan balık derisinin sadece Büyük Okyanus’ta olması nedeniyle bu topluluğun Büyük Okyanus’a kadar hüküm sürdüğünü veya iyi ilişkiler içinde olduklarını gösterdiği belirtildi. Ayrıca kılıçların Türk tarzında olduğu, başka bir bölgeden getirilmediği, aksine bu bölgede yapıldığı tahmin ediliyor.altinbesik2
     Öte yandan daha önce bulunan kopuzların çanak kısmı büyük olurken ilk defa çanak kısmı küçük bir kopuz bulundu. Uzmanlar bulunan kopuzun kemanın atası olduğunu, viyolanın da Orta Asya’dan çıktığını tahmin etmektedir.
     Ayrıca Uluslararası Türk Akademisi Başkanı Prof. Dr. Darhan Hıdırali, kazıların Altay bölgesinde ve Moğolistan’da devam edeceğini, elde edilen buluntu ve bilgilerin “Tanrı Dağlarından Ötüken’e” adlı uluslararası bir arkeoloji semineri ile paylaşılacağını bildirdi.
     Uluslararası Türk Akademisi, Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan ve Türkiye Devlet Başkanlarının inisiyatifleriyle 2012 yılında kuruldu, 27 ağustos 2014 tarihi itibariyle de uluslararası bir kuruluş statüsünü kazandı. Merkezi Astana’da bulunan Türk Akademisi, Türk tarihi, coğrafyası, edebiyatı, müziği, sanatı konularında çalışmalar yapmaktadır. Akademi, Macaristan’da Attilla’nın mezarının bulunması çalışmalarını yürütmektedir. Macar Türkolog Mandoky Kongur Istvan’ın 16 bin kitaptan oluşan kütüphanesini Akademiye kazandırılarak Türk tarihi ve kültürüne ait zengin bir kütüphane kurulmuştur. Türk Akademisi, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı tarafından Türkmenistan’ın Merv şehrinde devam eden Sultan Alparslan’ın mezarının bulunması arkeolojik kazı çalışmalarına katılmak için çalışma başlatılmıştır.
www.genelturktarihi.net